Bir fotoğrafın peşinden gitmek
Fotoğrafın arkasında Foto Güneş Kasımpaşa- Şaban Göksoy yazıyordu. İnternete yazdım Foto Güneş, bir telefon numarası ile çıktı. Aradım heyecanla. —Alo! —İyi günler. Ben Sarıyer’den arıyorum, edebiyat öğretmeni Adem Öner. Şaban Göksoy ile mi görüşüyorum? —Hayır, ben oğlu Yaşar Göksoy, babam rahmetli oldu. Ben de 76 yaşındayım. Fazla zamanım yok. — Babanız büyük sanatçı, dedem ile babaannemi ölümsüz kılmış, evlilik fotoğraflarının başka versiyonları var mıdır diye aradım. —Neresi yazıyordu. —Kasımpaşa. —Biz oradan taşınalı yıllar oldu. Orayı lağv ettik. Nişantaşı’ndayız şimdi. Beklerim, ilginiz, alakanız için teşekkür ederim, dedi Yaşar Göksoy. Bir araştırma yaptım: Dedem, babaannemi en iyi fotoğrafçıya götürmüş. Meğer Foto Güneş Yeşilçam sinemasının fotoğrafçısıymış. Bir gazetede köşesinde karşılaştım Nisan 2019'da. Efsane fotoğrafçı Yaşar Göksoy vefat etti diye. Beklerim demişti oysa gidemedim geriye buruk bir anı kaldı Bugün ise fotoğraftan bizlere bakan babaannem ve dedemin kış aylarındaki vedaları ile hüzün yudumlanmaya devam ediyor…
Varımızı yoğumuzu verdik. Başımıza ne geldiyse, ondan sonra geldi. Hayat, Yeşilçam filmlerine hiç benzemiyor. Aldanmışız...
Reklam
Kapımın önünde bir tutam yeşillik var, gözüm değdikce bana baharı hatırlatıyor. Hoş güneşte var, kelebekte var hatta yeşile karışmış sarılar... Lakin bana bir tek yeşil samimi geliyor.
Gönül hırkasını sabırla dik ki, vuslat günü üzerinden düşmesin. Unutma; bulut ağlamasa, yeşillik nasıl güler?
Şeyh Sadi Şirazi
Şeyh Sadi Şirazi
Bazı şeylerin tadı zamanla ilgilidir, Eski bir yeşilçam filmi gibi ya da güzel bir şarkı ...
İnsan tamda bu ağaç gibidir . Yüzü yeşildir gülümser ama kimse ruhunun çürüdüğünü, kuruyup gittiğini görmez. Herkes sadece görünen yeşilliğe aldanır.Bir ağaçta kendine rastlamak..
Reklam
Reklam