Yirmi karlı dağın arasında
kımıldayan tek şey
karakuşun gözleri.
Üç aklım vardı,
bir ağaç gibi
üç karakuş’un tünediği.
Fırıldanır karakuş güz rüzgârlarında.
Küçük bir parçasıdır bu pandomimin.
"Timsah Hanım okuluna gitmişti. Orada geri geri yürümeyi, dişleriyle kedi derisi yüzmeyi öğrenmişti. Artık ölü korsanların ganimetlerini giyebiliyor, en güzel bamyayı pişirebiliyor, aya ödemeli telefon açabiliyordu. Ama o yılanı öpüverince altmış altı doktor yetişti onu kendine getirmeye."