yesokey

yesokey
@yesokey
Martin miadını tamamlayan bir döneme ustalıkla son dokunuşlarını veriyordu. Gelecekle ilgili bir endişesi yoktu. Nasıl olsa çok geçmeden geleceğin onun için neler sakladığını görecekti. Bunların ne olduğu önemli değildi. Artık hiçbir şeyin önemi yoktu.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Mühim olan size mutluluk veren işte başarılı olmak değil, o işi yaparken aldığınız keyiftir. Bunu bana anlatmanıza gerek yok. Ben biliyorum. Siz de biliyorsunuz. Güzellik canını acıtır insanın. Bu sonsuza dek süren bir acı, iyileşmeyen bir yara, ateşten bir bıçaktır.
Uykuya hasretim. Bazen uykusuzluktan başım dönmeye başladığında, rahat rahat uyuyabileceğim için ölüm bile gözüme cazip geliyor, özellikle de zihnime Longfellow'un şu dizeleri musallat olmuşsa: "Asude ve derindir deniz; Koynuna sığınmış uyuyor ne varsa; Tek bir adım at, dal suya, Bir kabarcık ve her şey ersin sona..."
Toplumdaki tüm insanlar, tüm klikler, daha doğrusu hemen hemen tüm insanlar ve klikler kendilerinden daha iyi olanları taklit ederler. Pekala, kimdir bu daha iyilerin en iyisi olan kişiler? Boş gezenin boş kalfaları, yani varlıklı aylaklar... Bunlar kural olarak, dünyada bir iş başarmış olan kişilerin bildiği şeyleri bilmedikleri için, o konulardaki sohbetleri dinlemekten sıkılırlar. Bunların işle ilgili olduğunu buyururlar ve o konularda konuşulmaması gerektiğine hükmederler. Bu aylak kişiler iş kapsamına nelerin girdiğini de ferman ederler ki, bunlar onların en iyi bildiği konuları oluşturan en son operalar, son çıkan romanlar, kağıt oyunları, bilardo, kokteyller, arabalar, at yarışları, alabalık ya da ton balığı avı, büyük hayvan avcılığı ve yatçılık gibi şeylerdir. Seni temin ederim ki, aylak takımının bildiği konular bunlardan ibarettir. En komiği de aklı başındaki insanların pek çoğu ve akıllı geçinenlerin tümü, aylakların fikirlerini kendilerine zorla benimsetmek istemesine ses çıkarmazlar. Bense, bir adamın içindeki en iyiyi görmek isterim; buna ister iş konuşması görgüsüzlüğü de, ister başka şey...
Dünyadaki tüm eleştirmenler haklı olabilir, ama ben benim... Ve beğendiğim şeyleri insanlığın oybirliğiyle verdiği bir hüküm uğruna feda edecek değilim. Eğer bir şeyden hoşlanmıyorsam, hoşlanmıyorum demektir, işte o kadar; şu gök kubbenin altında sırf benim türümden gelenlerin çoğu beğendi ya da beğenmiş gibi yaptı diye, bir maymun gibi davranıp beğeniyormuşum gibi yapmamı gerektiren tek bir neden yok. Beğendiğim ya da beğenmediğim şeyler söz konusu olduğunda modayı takip etmem mümkün değil.