Acı çekmeden, fedakârlık yapmadan asla zafer gelmez.
Zafer ancak şehitlerle, cesur ve yiğit insanlarla kazanılır.
Yüz oğlum olsa hepsinin İslam ve Kudüs için şehit olmasını isterdim.
Bizim liderlerimiz ve âlimlerimiz şehadeti bir düğün gibi karşılıyorlar.
Şeyh Ahmet Yasin, Dr. Rantisi, Nizar Reyyan, Said Siyam İsrail'e asla teslim olmadılar ve en büyük arzuları olan şehadete kavuştular.
Bu yazıya kadar, hakkında yazdığım kitaplar, özellikle de romanlar, hep gelip beni bulmuşlardı. Karşıma çıkmakla kalmayıp bir şekilde beni etkileyen bu kitaplar henüz bitmeden, zihnimde tahlil
Günün birinde iki mahkumu asmaya götürüyorlar, bunlardan biri Kürt diğeri Türk'müş. Âdet olduğu üzere idamlık mahkumlara son istekleri sorulur. Kürt, "Ben anamı görmek istiyorum," der. Türk'e sorulur, "Senin son isteğin nedir?"
Türk'de şöyle der: "Kürt anasını görmesin..."
Müthiş mesela, tuhaf ruhlu bir kelime: Onu hem olumlu fikirleri hem de olumsuzları yüceltmekte kullanabilmemizin ardındaki sebep ne?
Müthiş'e Arapça'daki gibi mudhiş deseydik, belki içinde sakladığı "dehşeti" fark etmek daha kolay olurdu.