10/10
·108 syf.··
Beğendi
·
2026 177. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 15:05
Çok tatlı bir kitapla geldim bugün. Kedim Firarda Benim hikayemi daha önce de anlatmıştım. Küçükken kedime araba çarpmıştı. Ondan sonra kedilerden soğudum. Hatta korkmaya başladım. Ta ki 40 yaşıma kadar .Iki yavru kediyle tekrar sevmeye başladım kedileri.Ve 6 yıl önce Sakız ım geldi evimize. Artık o evimizin dördüncü kişisi .Tatilde onla ,evde onla ..En çok onun konforunu düşünüyorum artık. Kedilerden korkan ben şimdi yiyecem yani . Bu öyle bir hastalık. E haliyle kedilerle ilgili her şey de dikkatimi çekiyor. Bu kitap da onlardan biri .. Bu kitapta bir kedinin dilinden okuyoruz hikayeyi. Muhallebi beş kardeşiyle bahçeli bir evde yaşayan bahçe kedisi .Ama merak hatta daha çok kıskançlık başına ne işler açıyor? Eve misafir bir kedi geliyor .Peri ev kedisi .Onu kıskanınca evden kaçıyor Muhallebi .. Kazalar atlatıyor ,patisi kırılıyor. Başkaları alıp bakıyor. Sonra Emine abla sahipleniyor .Ama o hep ailesini ,evini özlüyor.Büyük pişmanlıklar yaşıyor. Ama umudunu hiç kaybetmiyor .Dua edip hep evine ,annesine ,kardeşlerine kavuşmayı düşlüyor. Acaba kavusabilecek mi ? Dostluğu, ailenin önemini, umut etmeyi anlatan harika bir hikaye. 9 yaş ve üstü için uygun olabilecek boyutta yazıları.. Kitapla kalın dostlar .... Kedim Firarda Gülbün Yiğit
Kedim FirardaGülbün Yiğit · Sidera Yayınevi · 20251 okunma
Üç Başı Mamur Bir Ankara Romanı: Ankara! Mon Amour
Puan vermedi·167 syf.··
2026 27. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 05 Mayıs 2026 23:26
Bu yazıya kadar, hakkında yazdığım kitaplar, özellikle de romanlar, hep gelip beni bulmuşlardı. Karşıma çıkmakla kalmayıp bir şekilde beni etkileyen bu kitaplar henüz bitmeden, zihnimde tahlil cümleleri dolaşıma giriverir, haliyle de dayanamayıp o eserler hakkındaki analizlerimi satırlara dökmek zorunda kalırdım. Dergimizin bu sayıdaki ana temasının ‘Ankara’da Edebiyat’ olacağı kararlaştırıldığında bir kere daha bana kitap analizi düştü. Böylece ilk defa bir roman hakkında yazmak için bizzat arayış içine girmiş oldum. Elbette Ankara’mız, edebiyat dünyamızda hatırı sayılır bir alan işgal ediyor ancak roman söz konusu olduğunda bu alan bir hayli daralıyor. Konusu bütünüyle ya da büyük oranda Ankara olan roman sayısı ne yazık ki bir elin parmaklarını geçmiyor. Ankara ile alakalı roman söz konusu olduğunda, edebiyata ilgisi biraz yoğun olan birçok kimsenin olduğu gibi benim de aklıma ilk gelen Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nun ‘Ankara’sı oldu. Lakin bu roman, hakkında ziyadesiyle yazılan, birçok analize konu olan eserlerden biriydi. Ayrıca, İbrahim Eryiğit Hocamız, bu sayı için hazırladığı ve önceden vâkıf olduğum hayli zengin içerikli yazısında, söz konusu kitapla ilgili de kısa ama tatmin edici bilgilere yer veriyordu. Ve ilk seçenek böylece elendi. Bir de ‘Yaşanmayanların Romanı’ vardı tabii. Muhammed Ali Koçak ile tanışmama ve dergimizin yazarlarından biri olmasına vesile olan bu roman hem neredeyse bütünüyle Ankara’da geçiyor hem de Ankara’nın kadim tarihine dair birçok bilgi içeriyordu. Lakin onun hakkında da yakın zamanda web sayfamız ve e-dergimizde bir analiz yayınlamıştım. Araştırmamı sürdürürken nihayet istediğim özelliklere sahip romanı yakaladım. Hem adı hem de hikâyesi Ankaralıydı. Başta da ifade etmeye çalıştığım gibi bu sefer kitabı ben arayıp bulmuştum;
Ankara, Mon Amour!Şükran Yiğit · İletişim Yayınları · 20221,641 okunma
Reklam
7/10
·152 syf.··
2026 65. kitabı
Bir Modern Zaman Tesellisi: "İyi Hissettiren Yazılar" Türk sinemasının Sınav ve Ayla gibi sevilen yapımlarının senaristi Yiğit Güralp tarafından kaleme alınan "İyi Hissettiren Yazılar", adının hakkını vermeye çalışan, yazarın gözlemlerini ve hatıralarını harmanlayan samimi bir deneme-inceleme eseri olarak öne çıkıyor.  Kitabın Teması ve İçeriği Dünyanın içinden geçtiği yorucu ve kaotik süreçte, modern insanın ruhsal dengesini korumasına yardımcı olmayı hedefleyen kitap, bir kişisel gelişim kitabından ziyade; bir hayat anlatısı olma iddiası taşıyor. Güralp, Barış Manço'dan Zeki Müren'e, Tarık Akan'dan Sadık Şendil'e uzanan anekdotlarla okuru nostaljik ve umut dolu bir yolculuğa çıkarıyor. Kitap, yazarın kendi yaşamından kesitlerin yanı sıra Türk kültür hayatına iz bırakmış isimlere dair anılarını içeriyor.  Güralp, kitabında iyi hissetmenin bir lüks değil, bir tercih olduğunu vurgulayarak okura zor zamanlarda nasıl ayakta kalınabileceğine dair bir pencere aralıyor.  "İyi Hissettiren Yazılar", hayatın zorlukları karşısında iyiliğe, gülümsemeye ve umuda tutunmak isteyenler için yazılmış, klişelerden uzak, samimi bir eser. Eğer zihninizin yorulduğu bir dönemde iseniz ve kısa, özlü, düşündürürken aynı zamanda dinlendiren yazılar arıyorsanız, bu kitap sizin için doğru bir tercih olabilir.
İyi Hissettiren YazılarYiğit Güralp · Masa Kitap · 2022184 okunma
Gazze'nin hafızası kızılkapı insan
Puan vermedi·756 syf.··
2026 25. kitabı
#SüleymanCeran'ın editörlüğünde yazar, akademisyen, aktivistlerin kalemlerinden uç seri şeklinde hazırlanan eserin birincisi #GazzeninHafızasıKızılKapıİnsan eserini #okudumbitti. Eserdeki yazi başlıklarına bir bakalım, İsmail Haniyye ve Gazze'nin Çerçeveli Fotoğrafları / Adem Özköse Şehit Yahya Sinvar'a / Tülay Gökçimen Dağ Gibi Adamların, Gölgesi Düşmana Yeten Komutan: Muhammed Deyf / Musa Üzer [Doğumundan Şehadetine Şeyh Salih el-Aruri / Mahmoud Mardawi Ebu Ubeyde : Peygamberin Ashabından İlham Alan Bir Yiğit / Abdulkadir Şen Halid Meşa / l Gönül Ayyıldız Gazze'nin Ruhu : Halid Nephan / Süleyman Ceran Rıfat el-Arir'e Açık Mektup / Peren Birsaygılı Mut Beni Gelip Alacak mısınız ? Çok Korkuyorum / Mustafa Özel Pelerinli Mücahid / Nesibe Hale Tezcan Dr. Adnan el-Burş / Orhan Alimoğlu Bir Cerrahın Tanıklığı ve Mücadelesi / Kadriye Sınmaz Yaşatma Ülküsü, Yok Etme Patolojisini Er Geç İyi'leştirecek / Mustafa Kayapınar
1000Kitap
Kızıl Kapı (3 Kitap Takım)Kolektif · Ekin Yayınları · 202565 okunma
Puan vermedi·412 syf.··
2026 50. kitabı
Selam Size @aysssbsst kaleminden çıkan, Ulysses Yayınları etiketiyle okurla buluşan #ateştendüğüm2 kitabı ile geldim. İlk kitabın yakıcı ve insanı derinden sarsan düğümünden sonra ikinci kitapta bizi çok daha yoğun, çok daha tehlikeli duygular karşılıyor. Sırlar, yalanlar, intikam arzusu ve kabul edilmeyen hatta kabul edilmek istenmeyen hisler satırların arasına öyle bir işlenmiş ki okurken kendinizi dikenlerin arasında kaybolmuş gibi hissediyorsunuz. Ve o noktada siz de benim gibi “Biraz daha #yaseminkokusu alabilir miyim?” demeye başlıyorsunuz. Gelelim kitabımıza... Bu kitapta Elif'in fedakârlıklarına, kaybolan umutlarına ve küllerinden yeniden doğmaya çalışan mücadelesine tanık oluyoruz. Elif vurulduktan sonra Baran'ın büyük ihaleden çekilmesi de dikkat çeken detaylardan biri. Ancak Elif'in abisinden kalan son emanet ve nişan gecesi kaybolan o gizemli bileklik hâlâ ortada yok. Elif, hiç tahmin etmediği bir adamın elinde görür. Başlarda yakın hissettiği bu kişinin, onu yalanların tam ortasına çektiğini fark ediyor. Üstelik konakta hâlâ istenmeyen biri; düşmanın kızı olarak görülmeye devam ediyor. Diğer tarafta ise o fırtınalı gecede kollarına düşen "peri kızı" Elif'in peşini asla bırakmayan bir Baran var. Bir sesin ve bir kokunun peşinden giderken gerçeklere ulaşmanın düşündüklerinden daha zor olduğunu fark ediyor. Çünkü yolları intikam dikenleriyle çevrili... Fakat tüm bunlara rağmen Elif'e karşı bakışları ve duyguları da yavaş yavaş değişmeye başlıyor. Elif'in çok sevdiği iki kişiye verdiği söz amcası tarafından engellenince Baran herkesi karşısına alıp onu yeniden dershaneye yazdırıyor. Tabii bu durum özellikle Rojbin ve Berfin cephesinde kıyameti koparıyor. (Ah Berfin... Her sabah, her akşam elinde börek tepsisiyle "Baran sever" diyerek konağa gelmekten
2026 Okuma Raporları
Ateşten Düğüm 2Ayşen B. · Ulysses Yayınları · 20265 okunma
10/10
·436 syf.··
2026 8. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 27 Nisan 2026 22:26
Çok çok güzeldi… bayıldım adı, şanı kadar görkemli bir yapıt. Diğer kitaplarını da merak ediyorum. Güçlü anlatı ve betimleme gücü olayları da zihinde canlandırmamızı sağlıyor. Burdan sonrası Spoiler içerir.) İnce memed e çok haksızlık edildi. Yiğit gözükara delikanlı.. Roman, ağaların hegemonyasında birey olmaktan uzak ve kentleşmenin beraberinde getirdiği “elitlerin” köylüler üzerinden nasıl geçindiğini, topraklarına nasıl çöktüğünü, insanların kendi topraklarında nasıl ırgat olarak çalıştırıldığını ve borç kavramı üzerinden ne ölçüde kazanım sağlandığını (üretim, iş gücü ve kölelik) tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor. Bu durum yalnızca ağaların eylemlerinde değil, gücü yeten sıradan bir insanın bir diğerine kurduğu tahakküm esnasında da beliriyor. Öte yandan yöre halkının eşkıyalar ile olan münasebetine de değinilen romanda insanların ağalar ve eşkıyalar arasında süregelen yaşamları hakkında da fikir veriyor. Her ne kadar romana ismini de veren İnce Memed daha anlayışlı bir portreye sahipse de “Deli Durdu” gibi diğerlerinin ne kadar acımasız olabileceğini de bizlere göstermektedir. Ağalar ve eşkıyalar dışında romanda “hükümet” olarak anılan devletin son derece aciz kaldığına şahit oluyoruz. Hatta öyle anlar geliyor ki adalet sisteminin ve kurumların, belki de henüz yeterince olgunlaşmamış olmasından ve yeterince kanıksanamamış olmasından ötürü, haklıdan ziyade haksızın yanında yer aldığını görüyoruz. Bu durum özellikle “Hatçe” ve “Iraz Hatun” ile alakalı bölümlerde kendini gösteriyor. Yeri geliyor Ali Safa gibi yarı okumuşların insanları birbirine kırdırarak ellerindeki toprağı ve mülkü aldığına şahit oluyor.
İnce Memed 1Yaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202374,3bin okunma
Reklam
Reklam