Ülkemizin kaderini değiştirmeye azimliydik mezun olurken; lakin karanlığını bozmaya yemin ettiğimiz ülke, karanlığına boğmuştu bizi... Pazarda görsek tezgahından meyve almayacağımız adamların cenderesinde bir ömür geçirmiş, tünelden çıkış sandığımız ışığın, üstümüze gelen kamyonun farı olduğunu çok geç farketmiştik.
Ve yenik; "keşke"li cümleler gibi...Bu sözcüğü kaç konuşmanızın başına eklemişseniz onca ıskalamışsınızdır hayatı...Dört mevsimlik bir sene olsa ömür, "keşke" onun güzüne denk gelir.
Batı'da kapitalizmi yaratan dinamikler, bizde doğal süreci içinde oluşmadığından, "modern" olan şeyin aynı zamanda "yabancı" kalmasının sancılarını çekiyoruz. Yıllardır vaat ettiği refahı bir türlü sunamayan bu "yabancı"nın karşısında tutunamayan, ayak direyen "yerli"nin de ısrarla öbür tarafa çekiştirilmesiyle, Doğu ile Batı arasında sıkışıp, ne Doğulu ne Batılı olmayı beceremeden oradan oraya savrulup duruyoruz.