Adeta yaşama sanatının derslerini veriyor. Bir farkındalık, bir kişisel gelişim kitabı. “Uyanış Çağrısı” ile başlıyor kitap. Başınıza gelen kötü bir olayı iyiye çevirmemizin yolu o uyanışı gerçekleştirmek çünkü. Julian’da geçirdiği bir kalp kriziyle uyanışını gerçekleştiriyor. Bu hastalığı kendi gelişimi için bir fırsat biliyor ve Hindistan’da aldığı dersleri öğretiyor bizlere.
“Öğrenci hazır olduğunda öğretmen gelir” kitabın en etkileyici cümlelerinden. Fiziken, ruhen ve zihnen mucizevi bir dönüşüm gerçekleştiren Julian’ın hikayesinde;
Düşünme şeklimizin alışkanlıklarımızdan kaynaklandığı, belirli bir anda ne düşüneceğimizi belirleme gücüne sahip olduğumuzu,
Bütün gün üzerinde düşündüğümüze dönüştüğümüzden olumsuz düşünceleri olumlularla değiştirmenin önemini, uyumadan önceki on dakika ve uyandıktan sonraki on dakikalık sürenin bilinçaltı üzerinde büyük etkisi olduğundan bu süreçte ilham verici ve huzurlu düşünmemiz gerektiği,
Zihnimizden kaygı ve korkuyu sildiğimizde daha genç ve sağlıklı olacağımızı,
Zihnimizi mükemmel bir hizmetkar ya da berbat bir efendi yapmanın bizim elimizde olduğu, olumsuz düşünen biri haline gelirsek bunun zihnine özen göstermediğimiz anlamına geldiğini, zihnimizi gerçekte vücudundaki kaslar gibi çalıştırıp güçlendirmemiz gerektiği,
Kendimize özen göstermeden bir başkasına özen gösteremeyeceğimiz,
Kötü beslenme şeklinin yaşam üzerinde etkisi olduğunu ve zihin açıklığını etkilediği,
Her gün sadece yarım saat okumanın bile yaşamımızda keyifli bir değişikliğe yol açacağını,
İradenin zekadan üstün olduğunu, kendini gerçekleştirmemiş bir kişinin sana hakaret ettiği bir ortamda dilini tutmanı sağlayan şeyin irade gücümüz olduğu, aynı zamanda başkasına ya da kendine verdiğin sözleri tutma gücünü verenin de yine irade gücümüz