Kitap adeta içime işledi. Yıllardır düşünüp durduğum ancak doğruluğunu teyit edemediğim şeyleri doğrulayıp tokat gibi yüzüme vurdu. Zeka seviyesi arttıkça ki ben bununla sayısal olanı kastetmiyorum, algılayış biçimi ve olarak zekayı kastediyorum, toplum insanı dışlıyor. Onların yanında ancak onlar gibiyken ya da onlardan daha düşük seviyedeyken barınabilirsiniz. Aşk, arkadaşlık, aile bağları neredeyse buna göre şekil alıyor.
Öte yandan kitapta sevgisiz eğitimin hiçbir işe yaramayacağı çok güzel vurgulanıyor. Eğitim çok komplike bir şey zaten.
Beni en çok üzen Charlienin bir zamanlar insanların ona gülmesini sevilmesi zannetmesiydi. O ilerleyen zamanlarda gerçekle yüzleşince sanki onun yanındaydım ve aynı üzüntüyü yaşadım.
Hiçbir zaman ne çocukken ne de yetişkinken insanları zorbalayan biri olmadım. Özel gereksinimli insanları hele asla.... Ama gördüm ki bir kez daha asıl gerizekalı olanlar bu insanları zorbalayan, üzen ve bundan aptalca bir eğlence çıkaranlar. Üstelik Charlie ve benzeri bireyler öylesine saf, masum ve koşulsuz iyilikle dolular ki. Ona kitapta olanlar kalbimi çok kırdı. Anne, baba ve kardeşinin ona yaptıkları... Her şey.. gözyaşları içinde bitirdim kitabı. Son bir söz bırakmak istiyorum, hassas bir kalbe sahip olarak: Dünya hassas kalpler için bir cehennemdir.