Not: Kendime Kızıyorum
Arkadaşımla okuduğum kitabın yazarını tartışıyoruz. O "eşcinsel" diyor bense "bence eşcinsel değil uyduruyorlar" diyorum. Hayır! Diyorum kendime sonra. Kitabı ve yazarın hayatıyla ilgili tecrübeleri tartışmak yerine nedense kendimizi cinsel tercihinde bulduk. Çevresel faktörler sebebiyle bilinçaltına yerleşmiş düşünceler mi yoksa bastıramadığımız iç güdülerimiz mi buna zorladı bizi bilmiyorum ancak çok saçma bir tartışmaydı. Zaten uzatmadan kapadık konuyu. Benim için önemli olan yazdıklarının bana ve tüm insanlığa kazandırdıkları. Tercihler onun kararı. Ben Ahmet Kaya dinlerim, Zeki Müren dinlerim, Bülent Ersoy dinlerim. Yılmaz Güney filmleri de izlerim. Görüşleri, tercihleri benden farklı olsalar bile benim için yaptıkları işin değeri önemli geri kalanı onların tercihi derim. Ancak bu fikirlerini kabul ettiğim anlamına gelmez. Eleştirmem gerekirse eleştiririm.Karşı dururum. Mücadele ederim. Muhalefetse muhalefettir geri kalmam. Ancak sırf düşüncelerime karşı diye ne yaptıkları yararları şeyleri karalarım ne de onlardan keyif almak bilgi almak olgusundan mahrum bırakırım kendimi. Sadece kesiştiğimiz bir payda olan farklı daireleriz sadece şu dünyada.

Günaydın
Yılmaz Güney.


Sabah oldu mu abi?

Hangi sabah?

Sabah işte abi, sabahın kaç türlüsü var ki?

Bin türlü sabah var oğlum! Çarşamba’nın sabahı var, Perşembe’nin sabahı var, Cuma’nın sabahı var. Sen hangi günün sabahını soruyorsun?

Hangi yıldayız onu bile bilmem. Ara sıra gözümü açıyorum ki, burdayım. Bi’cigara versene abi, bi’cigara be! (Sigarayı alır ve yakar.) Bi’cigara daha versene! Seni niye attılar abi?

Ben kaval çalarken Tanrı beni görmüş, şaşırmış. “Ben ne zaman böyle adam yarattım yahu…” demiş, tanıyamamış.

Nerden hatırlayacak abi? Beni bile hatırlayamıyor. Kendisinin en yakın adamlarından biriyim. Bak, baksana boyuma… Sorması ayıp ama abi; “Sen aklını nerde taşıyorsun?”

Benim aklım, başımın bir karış üstünde…

Uçuyor mu hiç?

Ara sıra uçar.

Bense aklımın nerde olduğunu bile bilmiyorum. Bazen “Aklın nerde oğlum?” diye soruyorlar. Bi’bilsem aklım nerde, bi’bilsem…

Senin aklın cebinde!

Cebimde mi? (Sevinçle cebini yoklar ama eline bi’şey gelmez.)

İyice sok elini cebine…

(Elini cebine biraz daha daldırır.)

Biraz daha…

(Eline bi’şey geçer ama anlam veremediği için sorar)

Burda başka bi’şey var abi!

Ve Yılmaz Güney noktayı koyar:
“İşte senin aklın onun ucunda…”

H.B

Yilmaz Guney
Hangi zorlugu yenmemis insanoglu
Hele tasiyorsa icinde bu insanca sevgiyi
Guzel gunler zorlu duraklardan gecer sevdigim
Damla damla birikiyor insan
Damla damla sevgili
Bir gun akip gidecegiz hayata
Duvarlar yikilacak acilacak butun kapilar bilesin
Benim yuregim sensin simdi seni vurur durur
Ve yine damla damla cogaliyorsun icimde.

Yilmaz Guney
Zulme dayali tum saltanatlar yikilacak sen babanin ogluysan bende allahin kuluyum

Yılmaz Güney
Kavgayı, bir yaprağın üzerine yazmak isterdim sonbahar gelsin yaprak dökülsün diye.. Öfkeyi, bir bulutun üzerine yazmak isterdim yağmur yağsın bulut yok olsun diye.. Nefreti, karların üzerine yazmak isterdim güneş açsın karlar erisin diye.. ...Ve dostluğu ve sevgiyi, yeni doğmuş tüm bebeklerin yüreğine yazmak isterdim onlarla birlikte büyüsün bütün dünyayı sarsın diye..

seyit yesildag, bir alıntı ekledi.
10 May 20:49 · Kitabı okudu · Puan vermedi

İnsanları geleneksel bir telaş ve yetmezlik içinde oradan oraya koşturan, Afrika'ya beyaz kadın kaçıran, namlulara mermi süren, acımasız tetik çektiren, öğrencileri kırdıran, ezen, çocukları ağlatan kim?
Dayanılmaz acılar saçan kim?
Kimdir sardunyayı, yasemini ve hanımelini sevmeyen?
Kimdir gül fidanlarını kıran, akşamsefalarını solduran?
Kimdir bu düşünceleri bilince çıkartan?.. Kim? Ne?
İşte Salpa'yı çaresiz kılan, bir lokma ekmeği rahat yedirtmeyen, bir yudum suyu rahat içirtmeyen; uykularını kaçırtan... Kendine saygısını yitirten... Kim? Ne? Niye? Nasıl? Kim için?.. Kimler için?.. soruları...

Salpa, Yılmaz GüneySalpa, Yılmaz Güney
Yusuf, bir alıntı ekledi.
09 May 10:51

Ne güzeldir bilmediğin birinin derdine üzülebilmek ve çare aramak. Ben bütün hayatımda hep üzüldüm, hep yandım.
Yaşamak ne güzeldir be sevgili...
Sevinerek, severek, sevilerek, düşünerek...
Ve o vazgeçilmez sancılarını duyarak hayatın...

Arkadaş, Yılmaz GüneyArkadaş, Yılmaz Güney
Geyikli Gece, bir alıntı ekledi.
09 May 00:48 · İnceledi

Sinema dünyasından ünlülerin gerçek isimleri
Al Pacino: Alfredo Pacino
Ayhan Işık: Ayhan Işıyan
Aytaç Arman: Veysel İnce
Brigitte Bardot: Camille Javal
Bruce Lee: Lee Yuen Kam
Bulut Aras: Uğur Fidan
Cahide Sonku: Cahide Serap
Perran Kutman: Perran Kanat
Chuck Norris: Carlos Ray
Danny DeVito: Daniel Michaeli
Demi Moore: Demetria Guynes
Ekrem Bora: Ekrem Şerifuçak
Fikret Hakan: Bumin Gaffar Çıtanak
Gökhan Güney: Mehmet Yüceer
Jodie Foster: Alicia Christian Foster
John Wayne: Marion Morrison
Kenan Pars: Kirkor Cezveciyan
Marilyn Monroe: Norma Jean Mortenson
Metin Erksan: Ismail Metin
Murat Soydan: Rüjdan Tercan
Müjde Ar: Kamile Suat Ebrem
Nicholas Cage: Nicholas Coppola
Sophia Loren: Sophia Scicoloni
Tom Cruise: Thomas Cruise Mapother
Winona Ryder: Winona Horowitz
Woody Allen: Allen Königsberg
Yılmaz Güney: Yılmaz Pütün
Cüneyt Arkın: Fahrettin Cüreklibatur
Tarık Akan: Tarık Üregül

Size Baba Diyebilir miyim?, Onur Sener (Sayfa 211)Size Baba Diyebilir miyim?, Onur Sener (Sayfa 211)

Yilmaz GÜNEY
Kavgayı, bir yaprağın üzerine yazmak isterdim sonbahar gelsin yaprak dökülsün diye
Öfkeyi, bir bulutun üzerine yazmak isterdim yağmur yağsın bulut yok olsun diye
Nefreti, karların üzerine yazmak isterdim güneş açsın karlar erisin diye
...Ve dostluğu ve sevgiyi, yeni doğmuş tüm bebeklerin yüreğine yazmak isterdim onlarla birlikte büyüsün bütün dünyayı sarsın diye..

Yılmaz Güney
Erkek adam, vakit geçireceğine değil; ömür geçireceğine hayatını verir.