Senin yanından öylece geçip gitmek, bakışlarını, sözlerini karşılıksız bırakmak, susmak.
Sabah uyandığımda, akşam uyumadan evvel zihnimin duvarlarında sesinin yankısını işitmek.
Gönlümün ağlamasına karışan sesinin yankılarını.
Ellerimi kulaklarıma bastırıyorum.
Hayır,hayır,hayır. Geçti. Geçecek. O sesi takip etme.
Ses beni nereye götürecek? Karanlık. Zihnimin odaları kapkaranlık. Odalar iç içe geçiyor. Boşluğun içinde. Ayağım yerden kayıyor. Hayır. Zemin ayağımın altından kayıyor. Duvarlar daralıyor. Ağlayan bir çocuk sesi geliyor. Hayır. İçimde çocuklar ağlıyor. Kendi sesimi ayırt edemiyorum. O seslerden biri benimkine çok benziyor.
Kalkıyorum. Tutunuyorum. Sesler kulağımın dibine üşüşüyor. Yankılar karışıyor. Hiçbir yere bakma. Hiçbir yere bakma. Hiçbir yere bakma. Nefesim kesik. Kesik. Sıkışıyor. Gönlüm göğüs kafesimden taşıyor. Son günlerde çok ağrıyor. İşitmek istemiyorum.