Ekspresyonist

Ekspresyonist
@yitikmisra
tefekkür
Sabitlenmiş gönderi
Notlar
Bir sabah uyandım. Yolunda gitmeyen ne kadar çok şey var hayatta, fark ettim. Tüm bunlar konuşulmalı, dedim. Kendime. O sabah tanıyamadığım bir ben vardı aynada. Savrulmuş, hırpalanmış, dağılmıştı.
Duygu ve Düşünce
En büyük korkun ya başka birini seversem ya başka biriyle olursam. Bu korkuların yersiz. Uzunca bir süredir yapayalnız olan kalp sarayının kapılarını ağır ağır senin için araladım. İçeride seni ağırladım. O misafirin üzerine başka bir misafir istemiyor kalbim. Seni uğurladım. Şimdi uzun uzun dinlenme vakti. Düşünme vakti. Yenilenme vakti.
Upuzun içten yazılmış cümleler...içtenliğinden şüphem yok. Özeti ise suçluyu parmakla gösteriyor. O da benim galiba. Benim yapabildiklerim veya yapamadıklarım. İşte çözüm yolu belli. Hayatından çıkıp gittim. Artık bu hisleri zihnine bıçak gibi saplayan ben, gittim. Hayatım zaten karmakarışıktı. Sen geldin o öyle olmaz böyle olmalı dedin. Sonrasında bak bunu da şöyle yap dedin. Yapamadıklarıma nasıl yapamazsın diye hesap sordun. Gelecek planlarına beni dahil ettin. Beni aptallaştırdın. Ben gelecekte ne istediğimi bilemez hale geldim. Şimdi de kıskançlıkları masum aşk hislerini falan anlatıyorsun. Bunlara inancım bitti, anlıyor musun? Diğer her sözünü kalbimde duyuyorum. Saygı duyuyorum yaşanmışlıklara. Sana kendinle bol şans diliyorum.
Senin yanından öylece geçip gitmek, bakışlarını, sözlerini karşılıksız bırakmak, susmak. Sabah uyandığımda, akşam uyumadan evvel zihnimin duvarlarında sesinin yankısını işitmek. Gönlümün ağlamasına karışan sesinin yankılarını. Ellerimi kulaklarıma bastırıyorum. Hayır,hayır,hayır. Geçti. Geçecek. O sesi takip etme. Ses beni nereye götürecek? Karanlık. Zihnimin odaları kapkaranlık. Odalar iç içe geçiyor. Boşluğun içinde. Ayağım yerden kayıyor. Hayır. Zemin ayağımın altından kayıyor. Duvarlar daralıyor. Ağlayan bir çocuk sesi geliyor. Hayır. İçimde çocuklar ağlıyor. Kendi sesimi ayırt edemiyorum. O seslerden biri benimkine çok benziyor. Kalkıyorum. Tutunuyorum. Sesler kulağımın dibine üşüşüyor. Yankılar karışıyor. Hiçbir yere bakma. Hiçbir yere bakma. Hiçbir yere bakma. Nefesim kesik. Kesik. Sıkışıyor. Gönlüm göğüs kafesimden taşıyor. Son günlerde çok ağrıyor. İşitmek istemiyorum.
Hiçbir yer benim değil. Hiçbir yüreğe sığamıyorum. Hiçbir dostum yok, içimi bilen. Hiçbir yolum yok yürünecek. Amaçsız, bir başına, garip ve rahatsızım. Ne gidilecek bir kapım ne de burası benim dediğim bir evim var.