Ekspresyonist

Ekspresyonist
@yitikmisra
tefekkür
Notlar
Bir sabah uyandım. Yolunda gitmeyen ne kadar çok şey var hayatta, fark ettim. Tüm bunlar konuşulmalı, dedim. Kendime. O sabah tanıyamadığım bir ben vardı aynada. Savrulmuş, hırpalanmış, dağılmıştı. Neyi severdim? Neye gülerdim? Ne için varım? Zihnimi ele geçiren bağı söktüm, attım. İnsan bir gün uyanıyor ve fark ediyor. İnsan önce anlaşıldığını hissediyor. Ne kadar renkli, ne kadar güzel her şey, o zamanlar. Yavaşça sevgiyle tatlandırılmış bir acı şerbet damarlarında dolaşıyor. Sarhoşluk kanına işliyor. Bütün olmanın verdiği şiddetli teslimiyet gün geçtikçe dozunu arttırıyor. Zamanla tüm beden yoksunluk içinde kıvranmaya başlıyor. İnsan o anlarda kendinden neleri feda ettiğini, bu sevginin neleri götürdüğünü göremiyor. Şimdi o acı şerbeti kanımdan atıyorum. Zihnim daha berrak ve ben de görüyorum. Gördüklerim kalbini acıtabilir. Senin duymaya tahammül edemeyeceğin, tonlarca cümleyle kendini savunacağın o büyük ve ağır duygularla omuzlarım yerde dolaşıyorum. Davranışlarımın hesabını verdim. Duygularımı en ince ayrıntısına kadar anlattım. Kalbimin kapılarını ardına kadar açtım. Ne için? Bir gün yeri gelince hepsini yüzüme bir bir say diye mi? Sana ait her şeyi, her detayı zihnime kazıdım, sakladım. Ne için? Bir gün başıma çalıp git diye mi? Açtığım bir kitabın ilk sayfasında seni ve sana ait hiçbir şeyi istemiyorum sözlerini okumak için mi? Kendi değerlerimi önemsedim ve vicdanımdan bahsettim. Ne için yargılandım? Sen olmadığım için mi? Karşıma geçip alay eder gibi sırıtılmayı ne zaman hak ettim? Senin iğrenç imandan nefret ettiğim için mi? Sırtımı dönünce kalkıp gidince niye suçlandım? Hissettiğim duyguların çarpıtılmasına artık tahammül edemediğim için mi? Sana olan inancımı kaybettim. Neden mi? Çünkü bir başka versiyon, bir başka zehirli bağın içinde nefes
Duygu ve Düşünce
Reklam
Kalbimin atışını unuttum. Balkondayım. Yıldızlı bir gece değil. Sıcak esiyor. Sigaram sadece o parlıyor. Sigarayı da seni de bırakacağım dediğim günü hatırlıyorum. Lütfen yazma. İçimi dökmeme izin ver. . . . . . . . . open.spotify.com/track/4EC9KUi9f...
Duygu ve Düşünce
Gözlerin gözlerime değince ürperiyorum. Çünkü o gözler en içime, ta yüreğime işliyor. Beni yakalayıp kucaklıyor. Birlikte dönüyoruz. Gökyüzüne çıkıp yıldızları sayıyoruz. Saniyeler içerisinde binlerce yıldızı sayıyoruz. Belki olması gereken senden gözlerimi kaçırmak artık. Kokunu boynumda, omuzlarından yayılan sıcaklığı bedenimde hissettiğim an dudaklarımı bastırıp uzaklaşmak artık. Kollarından bileklerine ve zarif ellerine uzanan ateşinle dolup taşan damarlarını izlemeye daldığımı fark ettiğim an elimi yüzümü soğuk sularla yıkayıp derin bir nefes vermek artık. Dilim veda etti. Zihnim boğuşuyor ayrılıkla. Bedenim, ona söz geçiremiyorum. O sana akıyor, durduramıyorum. Bu bizim şarkımız olsun mu, open.spotify.com/track/5mL3lm7ht...
En büyük korkun ya başka birini seversem ya başka biriyle olursam. Bu korkuların yersiz. Uzunca bir süredir yapayalnız olan kalp sarayının kapılarını ağır ağır senin için araladım. İçeride seni ağırladım. O misafirin üzerine başka bir misafir istemiyor kalbim. Seni uğurladım. Şimdi uzun uzun dinlenme vakti. Düşünme vakti. Yenilenme vakti.
Reklam