Kendine kurtarıcı rolünü seçen çocuk sokakta bulduğu kedileri ve köpekleri eve getirir. Onlara sürekli acır, dünyadaki bütün mağdurları kurtarmak ister. Büyüdüğünde diğer çocukların bütün sorunlarını çözmeye çalışan "mahallenin sosyal hizmet görevlisi" olur.
Bu çocuk, çok belirgin biçimde sevgiyi acımayla karıştıran çocuktur.
Kar fırtınasında donan bir adamın paltosuna sıkı sıkıya sarınması gibi kurban da o yaralayan şeylere tutunur. Özellikle kurban zorba rolüne geçtiğinde, yaraları ve acısı onun silahları olur.
Birçok insan, hayatlarında aksi halde sıkıcı görünebilecek boşlukları dram ve kaosla doldurmaya çalışır. Drama bağımlı olduklarından onu yakınlıkla karıştırırlar. Aslında, gerçek yakınlığı engelleyen de bu bitmeyen dramdır.
Kurban geleneğinde yetiştirildiği için kendini “ezilen” rolüne sokmanın yolunu bir şekilde buluyor ve sevgiyle karıştırdığı acımayı karşı taraftan almaya çalışıyordu.