Yıllar içinde reklamcılardan o kadar çok şey öğrenmişiz ki kendimiz de pazarlama uzmanı olmuş gibiyiz, bilinçli herhangi bir süreç söz konusu olmaksızın kendi hayatımızı nasıl bir şekle sokup pazarlayacağımızı gayet iyi biliyoruz." lnstagram'da ve sohbetlerde hayatımızı "Ben"in Pazarlama Müdürü gibi sergiliyoruz, "diğer insanların bizim harika olduğumuz ve kıskanılmaya değer olduğumuz fikrinden başka bir şey satın almamasını sağlamaya çalışıyoruz.
Hastanın çektiği acının üstüne "yara bandı yapıştırmanın bir anlamı yok. Onları buraya getiren nedenlerle meşgul olmanız gerekiyor.Değişen bir şey yokken, bıraktıklarında yine aynı yerde olacaklarsa antidepresan kullanmanın anlamı yok. Bir şeylerin değişmesi gerekiyor, yoksa aynı yere geri dönersiniz.
Mutluluğun gerçek yolunun ego duvarlarımızı yıkmaktan, kendini başkalarının hikayelerine bırakmaktan, onların hikayelerinin seninkilere karışmasına izin vermekten, kimliğini birleştirmekten, senin zaten hiçbir zaman sen -yalnız, kahraman, üzgün- olmadığını fark etmekten geçtiğini söylüyorlardı.
Kanser hastası birine aklını başına topla diyerek efelenmezsiniz; depresyon ya da şiddetli kaygıdan mustarip olan birine bunu yapmak da aynı ölçüde zalimliktir.