Acı çekmeyi reddediyor, kendi acınaa bir saat bile katlanamıyorsan, çekebileceğin bütün sıkıntıları önlemeye çalışıyorsan; acıyı, hoşnutsuzluğu nefret edilecek, kötücül, yok edilmesi gereken şeyler olarak algılıyor, bunlan yaşantının kusurları gibi görüyorsan, o zaman rahatlık dinine inanıyorsun demektir. Siz rahatlık düşkünleri, insan mutluluğuyla ilgili ne az şey bilirsiniz. Mutluluk mutsuzluğun kardeşi, hatta ikizidir. Bu İkisi ya bir arada büyür, ya da sizin yaşantınızda olduğu gibi hiç büyümez, hep küçük kalır.
İlk başarısızlığımızla sonra elde edeceğimiz başarılər arasında geçen süre zarfında, bir gün olmak istediğimiz insan ile o anda olduğumuz kişi arasındaki boşluk kapanana kadar mutlaka acılarla, huzursuzluklarla yüz yüze gelir, kıskançlık duyar, aşağılanırız. Acı çekeriz çünkü mutluluğumuz İçin gerekli olan şeyleri bir anda doğru olanlarla bir araya getirip harmanlayamayız.