Yunus Emre

Kuşkusuz “akıllı tasarım” konusundaki çalışmalar önemli bir soruyu da beraberinde getiriyor: Tasarımcı kim? Canlıları dizayn eden bilinç kimin bilinci? Akıllı tasarım teorisyenleri bu sorunun cevabının bilimin alanı dışında kaldığını belirtiyorlar. Onlara göre bilimin yaşamın kökeni hakkında varabileceği sonuç, canlılığın tasarlanmış olduğunu tespit etmekten ibaret. Yani bu tasarımın sahibi kim, amacı nedir gibi soruların kendi alanlarından çıkıp dinin veya felsefenin ilgi alanına girdiğini düşünüyorlar. Profesör Philip Johnson’a göre herkes bu sorulara kendi inançlarına ve düşüncelerine göre cevap arayabilir, ama önemli olan bilimin, hayatı amaçsız bir raslantılar zinciri olarak gören Darwinist teoriyi reddediyor olması.
Sayfa 152·Kitabı okudu
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Biyokimya Profesörü Michael Behe kitabında canlı hücresinin Darwin zamanında içeriği bilinmeyen bir karakutu olduğunu, hücrenin detayları anlaşıldığında ise burada çok kompleks bir tasarım bulunduğunun ortaya çıktığını anlatıyordu. Behe’ye göre canlılardaki kompleks sistemlerin doğal seleksiyon ve mutasyonla, yani bilinçsiz mekanizmalarla ortaya çıkması imkansızdı ve bu durum hücrenin bilinçli bir şekilde tasarlandığını gösteriyordu.
Sayfa 146·Kitabı okudu
Yaratılış İnanç Mıdır?
Atladıkları bir nokta var; “yaratılış” dini kitaplarda yazılı bir inanç olmanın yanında, bilimsel verilere dayalı bir teoriye karşılık geliyor da olabilir. Bir yaratıcının varlığı fikrine hiçbir dini kaynağa dayanmaksızın sadece evren ve canlılar hakkında akıl yürütülerek de varılabilir. Bu akıl yürütmenin en önemli unsuru ise “tasarım tespiti”dir. Bu tasarım tespiti için herhangi bir inanç gerekmemekte, sadece verilerden çıkarım yapmak yetmektedir.
Sayfa 134·Kitabı okudu
Bu teori ABD’de giderek güçleniyor. Teorinin bilimsel merkezi durumundaki Discovery İnstitute tarafından yayınlanan “Darwinizme Kuşkulu Bakış” deklarasyonunu imzalayan bilim adamı sayısı 400’ü aştı. Georgia, New Mexico, Ohio gibi eyaletlerde Dizayn Teorisi’nin bazı argümanları Darwinizme alternatif olarak ders kitaplarına girdi. Türkiye’deki Darwinistler ise tüm bu bilimsel muhalefete “dincilik” diye dudak büküp sonra da Darwinizmin aslında her şeyi gümbür gümbür açıkladığını ileri sürüyorlar.
Sayfa 126·Kitabı okudu
Tartışılan, Darwinizmin bilimsel açmazları. İlk hücre nasıl var oldu? Canlı bedenlerindeki karmaşık biyokimyasal makineler nasıl ortaya çıktı? Genetik bilginin kökeni nedir? Neden bilinen tüm temel hayvan grupları (filumlar) aynı jeolojik dönemde (kambriyen devirde) aniden, kendilerine benzer ataları olmadan ortaya çıktılar? Bu gibi sorulara Darwinistlerin verebildikleri doyurucu yanıtlar yok. Ve işin ilginç yanı, bilim ilerledikçe Darwinizmin yanıtları değil, soruları, daha doğrusu sorunları artıyor. Darwinistler “bilim elbette bunlara yanıt bulmamızı sağlayacak” diyorlar; ama bu durumda teori eldeki kanıtlara değil, geleceğe yönelik bir umuda yani inanca dayalı hale geliyor.
Sayfa 125·Kitabı okudu