Yıllardır, uzun yıllardır küçük defterler tutarım. Fikirler, anılar, sözcükler yazarım onlara, birini bitirir yenisine başlarım, dolaplara, masa çekmecelerine ve başka yerlere şimdiye o defterlerden yüzlerce yığılmıştır muhtemelen ve bazen eski defterlere yeniden göz atarım, o zaman da yazmaya değer bulduğum şeyleri okurken hayrete düşerim. Sözcükler beni ölü zamana geri götürür.
Ya bizler olduğumuzu sandığımız şey değilsek? Ya bildiğimiz dünya biz ayakta durmuş izlerken ya da oturmuş konuşurken baştan aşağı yeniden şekillendiriliyorsa?