İşte tam bu saatlerde bir yara gibidir su
Yeni deşilmiş uçlarında sokakların, küçük uçlarında.
Senin güneş sarnıcı gözlerin
Ölüm yası içindeki bir evde
Olmaması gereken bir şey gibi,
Kırılan bir ayna gibi
Bu saatlerde.
ey şiir arayıcısı ey esrik kişi
şu son dönemecini de aşınca gecenin doğacak gün artık gündüze ilişkin değil
bu ağırtı ancak yürekle karşılanabilir
bütün iş orada işte, oradan usturuplu geçmesini bil
tutsaksan ellerini savışır gider
zincirlerinden
ve balyozla vursalar mısralarına
soylu bir demir sesi yükselir
soylu büyük ve mavi bir demir sesi