Açıkçası ilk kez Nihal Atsız'a ait bir kitap okudum. Kitap iki bölümden oluşuyor ve iki bölüm de belirli siyasi dönemlere dair hikaye giydirilmiş bir eleştiri içeriyor. Her ne kadar yalnızca belli bir dönem için yazılmış -veya yazılmış izlenimi uyandırıyor- olduğu söylense de okuduğunuz olayların kimi benzerlerini daha yakın tarihlerde de görebilme şans(sız)lığına sahibiz. Ne var ki hikayeler bir nevi alegori de olsa okurken yalnızca bir kaç sayfada kurulmak istenen, derinliği bozmadan söylenebilecek bir mesajı 70 sayfa boyunca tekrar ederek okumak şahsen kendimi aptal yerine konmuş gibi hissettirdi. Bunun dışında sanırsam Atsız'ın radikal fikirlerinden ileri gelen adeta paranoyaklık derecesindeki ırkçılık kitabın harika tahliller yapılabilecek bölümlerini gölgeleyecek kadar koyu.
Yine de neticede Atsız'la tanışmama vesile olan bu kitap fikirlerinde katılmadığım bazı noktalar olsa da içimde yazarın başka kitaplarını da okuma isteği uyandırdı.