İmam Gazali söylüyordu: " Ömrün bitmiş, fakat sen yalvarmış yakarmışsın, sana bir gün daha verilmiş; işte şimdi öyle bir günde bulunuyorsun, öyle bir günde ne yapacaksan, her gün aynı gayretle o işe sarıl, öyle çalış, öyle ibadet et, öyle yaşa. "
Sabır, imandan bir şubedir. Bu sırrın hikmetini kavrayan Müslüman, lügatinde yılgınlığın yer almadığını bilerek aşkla, şevkle, sabırla kendi yolunu kendi eliyle açmaya çaba gösterir.
İnsan, geçmişin facialarını unutunca sahiden yaşama sevinci duyabilecek mi? İnsan, geçirdiği felaketi unutsa bile onu hiç olmamış gibi kabul edebilecek mi?
Demek ki unutma, bu durumda sadece bir oyalama, bir kandırmaca işlevi görüyor.