Yorum

Kitabsever isimli okurun asıl gönderisini gör
Unutmak, önce kabullenmekten geçiyor sanırım. Umut varsa unutmak eziyet, kabullenince hatırlamamayı önce başarıyorsun, sonra unuttuğunun bile farkına varılmıyor, taa ki karşına çıkınca nötr bi duygu olduğunu anlayana kadar. Tabi bu bir süreç, şairin dediği gibi sindire sindire, önce ağlarsın, sonra özlersin, sonra aklına geldikçe susturursun, sonra aklına gelmemeye başlar ve yıllar geçer. Ve unutursun...
Unutabilen umutsuzlar mı mutlu, unutamayan umudu olanlar mı? Ya umutsuz anılarla boğuşanlar? Bir de umut varken ayrılanlar var.
Umudu biz üretiyoruz, gerçekleri görmek istemeyerek, kabullenmek dediğim o, yaşanmışlıklar farklı farklı tabi, ama sanırım kabullenen mutludur...
Ayrılığın mutlu yanı da mı var? Paramparçadır ayrılanlar. Mutluysa ayrılmışlar, demek ki hiç aşık olmamışlar
Süreç içinde mutlu olmayı öğrenirler, unutmak sadece aşk için mi olur, can dediğini de unutmak zorunda kalırsın bazen...
Zorunda kalıyorsan mutlu olamazsın ki...Mutluyum diye kendini kandırırsın. Hele sevdiğin birini kaybedince unutmak zorunda kalmak o daha bi beter acıtır canı
Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.