Yorum

ihtiyar isimli okurun asıl gönderisini gör
İlk defa kavramlaştıran A.Hamdi Tanpınar'dır. Başına gelenleri mükemmel tanımlar: Sükut Suikastı. Ne övmek ne yermek, sanki görülmez, duyulmazmış gibi. Yokmuş gibi davranmak. Kendinden olmayana, kendisi gibi düşünmeyene bunu yaptı bizim "aydınlar" A.H.Tanpınar'ı, Oğuz Atay'ı, Sabri Ülgener'i, Nurettin Topçu'yu, Sezai Karakoç'u, Cemil Meriç'i, daha nicelerini, görmediler. Kendilerinin istedikleri okunurken, bunların esameleri okunmadı. Orhan Pamuk'a yapmaya çalıştılar sükut suikastlarını. Olmadı, kalmadı güçleri artık. İnternet aldı güçlerini. Azizim güzel yorumunuzu okuyunca, A.Alatlı'nın dedikleri bunları getirdi aklıma. Kaleminize sağlık.
Teşekkür ederim. "Sükut suikastları" niçin yapıldı? Bilinçsizce yapılan bir şey miydi? Ya da niçin?
Bilinçli elbette. A.Alatlı anlatmış sebeplerini.
Benim gençliğimde gelmiş geçmiş en büyük Türk romanı "Bir gün Tek Başına" denirdi. "Tutunamayanlar" diye bir romanı bilen çok azdı. Yayın zamanlarına bakın, hemen hemen aynıdır.
Aynı pota eriyip bir olamama, farklılıkları, farklılıklarımızı zenginlik kabul edememe... Cemil Meriç'in dediği gibi belki de düşünememe..
Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.