Süheyla Bu soruyu sormamın nedeni nefsii mutmainne makamına ulaşmadan insanın cennete giremeyecek olmasıdır. Ömür verilmişken ve vakit varken bu mertebeye dünyada erişmek gerekir aksi halde yaşlılıkta, kabirde, mahşerde veya cehennem azabının çile ve mihnetiyle bu mertebeye çıkarılmaya çalışacak ve ancak böylece cennete ulaşabilecektir. Nefsi mutmainne makamına ulaşmak, her mümin için farz-ı ayndır. Nefsi mutmainne makamı hangi kapının eşiği olduğunu tasavvuf kitaplarından alıntı yaparak soruya cevap vermek istiyorum.
Nefsi mutmainne, marifet makamına tekabül ettiğini çünkü bu mertebe, insanın kalben Allaha tam teslim olduğu, artık şüphe ve tereddütten arınıp huzura erdiği, tatmin bulduğu aşamadır. "Ey mutmain (tatmin bulmuş) nefis. Sen O’ndan hoşnut, O da senden hoşnut olarak Rabbine dön. Haydi, gir salih kullarımın içine, gir cennetime" (Fecr, 27-30) ayeti de bu hakikati ifade etmektedir
Şeriat, zahiri kuralları öğretir, tarikat, nefsi terbiye eder, marifet, kalbin huzura ermesi, hakikat ise ilahi sırra erme mertebesidir
Mutmainne makamındaki kişi nefsinin iniş çıkışlarından kurtulmuş Allaha güvenen ve O’nun iradesine razı olmuş biridir. Bu teslimiyet ve marifet, kalpte tam bir tatmin hali oluşturduğundan mutmainne nefsin marifet mertebesine denk düştüğü erbabı tasavvuf tarafından söylenir.
Mehmet Muhteşem oldu bu katkınız. Siz öyle sorunca ben de merak etmiştim doğrusu. Enfes bir açıklamayla anlatmışsınız. Çok teşekkürler sorunuz ve cevabınız için. Herkes istifade eder inşaAllah. Zira kendimizle ilgili en az düşündüğümüz meseledir bu, ahiretimiz yani. Ahiretimizi kurtarmak için gayretimiz az, gafletimiz çok ne yazık ki. Vesselam. 😔