Yorum

tabula rasa isimli okurun asıl gönderisini gör
"Kısacası bunun, gerçeği hedeflediği ölçüde sahteleşen bir tür olduğunu unutmamak gerekir. Çünkü yazmak, ister iste­mez yalanda karar kılmaktır ve edebiyat adı verilen ve gerçek­ten başka her şeyi amaçlayan bu gerçek türü iş edinmek için kesin kararlı olmak gerekir. Sonuç, günlük tutmamalı ... ya da daha çok, şayet ille de tu­tulacaksa günlüğü kendi günlüğün gibi görmemeli. Yazma işi­ne karışıldığında, gerçekliğin karşıtı olan mahremiyete ancak bunun pahasına ulaşabilecek."
Burayla da uğraşayım biraz:) günlük tutmaktan bahsediliyor hala, gerçekleri yazmayı istedikçe sahteleşiyor her şey. Çünkü yazmak aslen gerçeğe aykırı bir şey. Bir şey yazıyorsan yalan söylüyorsun zaten. Günlüğe de yazdıklarınla kendini kandıracaksım eninde sonunda. O yüzden yazma ya da yine yaz ama öyle yazma:) Peki gerçekliğin karşısında mahremiyet mi var, yoksa mahremiyet gerçek olanı gizlemek için mi var sadece, mahremiyetin yalanla işi olmaz mı? Aslında yalanı da saklayabilir mahremiyet, bu durumda g rçekliğin karşıtı denebilir mi? Neyse,çeviri metinlerin temel sorunu bunu mu demek istedi yoksa çevirmenin anladığı mı, bilememiz. Bugün bir sataşma vardı twitter'da da Leviathan çevirileri üzerinden, ordan gelmiştir belki aklıma bu da:)
Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.