Evet tam olarak dediğin gibi, Erdoğan Özmen ancak buna ek olarak şöyle bir yorum da yapıyor: rüya ikincil süreçte hikayeleştirildiğinde aslında dil üzerinden bir temsil kazanıyor ki bu da dediğin gibi diğer yanıyla rüyanın kendi gösterge ve ifade sisteminden ayrılmasına, bozulmasına neden oluyor. Rüya-çalışmasının paradoksu da Zizek’e göre burada yatıyor: ikincil süreçle rüyayı bozarak rüyadaki düş düşüncesini ve dolayısıyla bilinçdışı arzu talebini açığa çıkarmak. Bilinçdışı, kendi özgün sisteminde bir bozulma yaratan temsil ile dilde ifade bulabiliyor. Özmen de temsilin bu iki yönünü anlattı kitabında