Yorum

Emek Ilgaz isimli okurun asıl gönderisini gör
hocam yazar muhtemelen burada Freud'a atıfta bulunmuş, onun bahsettiği İkincil İşlem kavramına. aslında rüya sansürünün son aşaması, lineer bir hikayeye dönüştürürken asıl arzuyu daha da derinlere gömüyor. yani rüya ne kadar mantıklı geliyorsa hakikatten o kadar uzaklaşmış oluyoruz.
Evet tam olarak dediğin gibi, Erdoğan Özmen ancak buna ek olarak şöyle bir yorum da yapıyor: rüya ikincil süreçte hikayeleştirildiğinde aslında dil üzerinden bir temsil kazanıyor ki bu da dediğin gibi diğer yanıyla rüyanın kendi gösterge ve ifade sisteminden ayrılmasına, bozulmasına neden oluyor. Rüya-çalışmasının paradoksu da Zizek’e göre burada yatıyor: ikincil süreçle rüyayı bozarak rüyadaki düş düşüncesini ve dolayısıyla bilinçdışı arzu talebini açığa çıkarmak. Bilinçdışı, kendi özgün sisteminde bir bozulma yaratan temsil ile dilde ifade bulabiliyor. Özmen de temsilin bu iki yönünü anlattı kitabında
Emek Ilgaz
Emek Ilgaz
çok değerli bir ekleme, teşekkür ederim ve katılıyorum, Özmen’in bahsettiği dil üzerinden temsil meselesi aslında rüyanın görsel metaforlardan sözel mantığa geçişindeki o semantik kırılmayı iyi açıklamış
Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.