Yorum

Yaren Bulut isimli okurun asıl gönderisini gör
Yaren Bulut
Yaren Bulut
Bence bu düşünce biraz karamsar bir bakış açısı taşıyor. Bir de şöyle bakalım olaya: İnsanı geliştiren, çalıştıran ve ayağa kaldıran şeylerin büyük kısmı da beklentiler, hayaller ve umutlar. Sorun beklenti kurmak değil; beklentiyi hayatın merkezi hâline getirmek olabilir. Yazıda, insanın beklentilerinin sonunda mutlaka kendisini yaralayacağı düşünülüyor ve sanki umut etmek insanın kendi kendine yaptığı bir kötülük gibi anlatılıyor. Evet, bazen büyük beklentiler hayal kırıklığı yaratabilir; ancak insanı hayata bağlayan şeylerden biri de tam olarak bu umut etme duygusudur. İnsan daha güzel bir gelecek beklediği için çalışır, sevileceğine inandığı için emek verir ve istediği şeylerin gerçekleşeceğine dair içinde bir inanç taşıdığı için mücadele etmeye devam eder. Bu yüzden bana göre sorun beklenti kurmak değil, insanın tüm mutluluğunu tek bir sonuca bağlamasıdır. Çünkü dengeli beklentiler insanı yıkmaz, aksine yön verir. Umut aslında bir yönden de beklemek değil beklenti içerisinde olduğun şey için harekete geçmektir. Tek şartla bütün benliğini tek bir şeye bağlamadan bağlanmadan... Hem ne demiş şair: Bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne...
Öncelikle emek verip yazdığın için eline sağlık.😊 Aslında benim de burada anlatmaya çalıştığım şey tam olarak şu: Elbette beklemek, umut etmek kötü bir şey değildir fakat bazen çoğumuz çok gerçeküstü beklentiler içerisine giriyoruz gerek isteyerek gerek istemeyerek. Örneğin bir insanın sevmediğimiz, hoş karşılamadığımız bir özelliğini değiştirmek istersek eğer ne yaparsak yapalım o insanın içinde bir istek olmadığı sürece biz onu değiştiremeyiz. Bu onun kararı, onun elinde olan bir şey. İşte tam bu yüzden onun değiştirmesini istediğin hareketini her gördüğünde hayal kırıklığına uğrarsın çünkü içinde ona dair bir beklenti var sen onu öyle kabul ettim desen bile. Epiktetos'un dediği gibi: "İnsanı üzen olaylar değil, o olaylar hakkındaki düşünceleridir." Ona fazla beklenti yüklemeseydi bu kadar üzülmeyecekti yani. Ya da çok uç hayallere sahip olan insanlar var. Bunu şey gibi düşünebiliriz bir çocuk yıllarca görünmez olabilecek hayali ile büyüyor fakat bunun imkansız olduğunu öğrenince hayal kırıklığına uğruyor gibi daha çok örnek var. Bazen hayat değiştiremeyeceğin bir rotaya girer o yüzden hayatı daima değiştirebileceğine dair fazla beklentisi olan insanlar üzülür maalesef. Beklenti, umut elbette güzel fakat her şeyin fazlası zarar.
Yaren Bulut
Yaren Bulut
Her şeyin başı dengedir. Bazı yaşlarda kurgu ile gerçeği ayırt etmek zorlaşıyor. Bizim elimizde olan bir şeyse aslında uğraştım ama olmadı demeliyiz hayat çoğu zaman tekdüze ilerlemez ve aynı anda birçok şeyle uğraşmak zorunda kalırız. Aslında burada olay yine bilinçli olmaktan geçer. Elinden gelen bir şey olmadığında aslında hayal kırıklığına uğramaman gerektiğini de bilmek gerekir. Beklentiler hep var olur ve gittikçe büyür bu da insanoğlunun doyumsuz olduğunu gösterir. Ne kadar yok sayarsak sayalım. Ne kadar olmamış gibi gösterirsek gösterelim o bilinçaltina kayar. Ki bence bilinçaltına kaymasida artık odak noktanın değişip içinde bir şeylerin bağının koptuğunu ve vazgeçişini gösterir. Beklentiler, olmayacak şeyler ya da dediğin gibi uç hayallerimizde, dengemizi bulur, hem bilinçlenip hem bilinçlendirirsek içimizdeki o üzüntüyü az da olsa "en azından denedime" dönüştürebiliriz diye düşünüyorum.💖😊
Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.