antik diyarlardan bir gezgine rastladım.
iki büyük ve çıplak taş bacak, dedi;
duruyor çölün ortasında dikili.
hemen yanında, kumların üzerinde,
yarısı yere gömülmüş bir çehre;
o çatık kaşları ve soğuk dudakları
belli ki, onu çok iyi resmetmiş heykeltıraşı.
öykünen bir el ve besleyen bir yürek ile,
öyle bir damgalamış ki tutkuları o cansız şeylere,
dayanabilmeyi başarmış ta bu güne.
kaidesinde ise şu sözler yazılı:
"benim adım ozymandias, kralların kralı;
eserlerime bak ki, bilesin haddini."
fakat hiçbir şey kalmamış geri.
ve o yok olmakta olan harabenin dört bir yanında,
yalnız ve dümdüz kumlar uzanıyor uzaklara.