Yorum

Asthley isimli okurun asıl gönderisini gör
"Yusuf'un yalnızlığını okurken kendi yalnızlığımı görür gibi oldum bazen."Bu satırları okuyunca "İşte tam olarak bu!" dedim. Yusuf’un hissettiği o yabancılık aslında hepimizin zaman zaman kalabalıklar içinde hissettiği o görünmez duvarı temsil ediyor. Sizin de dediğiniz gibi, Yusuf’un yalnızlığında kendi yalnızlığını görmek, aslında edebiyatın bize sunduğu en büyük teselli.İnsanların kitaplarla bu denli haşır neşir olması tam da bu yüzden çok kıymetli. Kitaplar sadece başkalarının hikayelerini anlatmıyor; bize bizi, henüz kelimelere dökemediğimiz duygularımızı anlatıyor. Hiç tanımadığın bir karakterin hüznünde kendi parçanı bulmak, insanın bu dünyada aslında ne kadar "bir" ve "bağlı" olduğunu kanıtlıyor. Sizin de bu ortak duyguda buluşmanız, okuduğunuz metni ne kadar kalpten hissettiğinizi gösteriyor. Ne güzel ki kitaplar var ve ne güzel ki sayfalar arasında birbirimizin ruhuna dokunabiliyoruz...
Sanırım bazı kitaplar bizi etkilediği için değil, bizi bize anlattığı için unutulmaz oluyor. Kuyucaklı Yusuf'u okurken hissettiğim şey de tam olarak buydu. Onun yalnızlığı sadece bir karakterin yalnızlığı gibi gelmedi bana; sanki yıllardır içimde duran ama adını koyamadığım duyguların satırlara dökülmüş hâliydi. Bazen insan kalabalıkların içinde olur, konuşur, güler, hayatına devam eder ama yine de kendini bir yere ait hissedemez. Yusuf'un yaşadığı o yabancılık hissi bana da bunu hatırlattı. Belki de bu yüzden onu okurken sık sık durup düşündüm. Çünkü onun sustuğu yerlerde kendi sustuklarımı, onun kırıldığı yerlerde kendi kırgınlıklarımı gördüm. Sabahattin Ali gerçekten karakterleri çok güzel anlatıyor. Ne güzel ki kitaplar var, ne güzel ki bazen hiç tanımadığımız karakterler bizi bizden daha iyi anlayabiliyor. Güzel düşünceleriniz için çok teşekkür ederim. 😊🙏🏻
Asthley
Asthley
Asıl ben teşekkür ederim...
Lalezar Acar
Lalezar Acar
Kitapla kalın. 🙂🙏🏻
Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.