Bakın ne demiş Adnan Yücel:
"Saraylar saltanatlar çöker / kan susar bir gün / zulüm biter. / Menekşeler de açılır üstümüzde / leylaklar da güler. / Bugünlerden geriye, / bir yarına gidenler kalır / bir de yarınlar için direnenler...". Bu ölümsüz dizeler, haksızlığa ve ayrımcılığa karşı onuruyla duranların asla kaybetmeyeceğini bize en net haliyle fısıldıyor. Karşısındakini etnik kimliği ya da cinsiyeti üzerinden aşağılayarak kendini güçlü sanan o sığ zihniyet, günün sonunda sadece kendi acizliğiyle baş başa kalacaktır. Yıllardır süregelen her türlü baskıya rağmen Kürt kadınlarının vazgeçmeden, dimdik ayakta durarak büyüttüğü bu dirayet, gücünü işte tam da bu umuttan alıyor. Nefret dili kullananlar tarih sahnesinde yok olup giderken, yarınlar için onuruyla direnen o güçlü kadınlar, bu toprakların en kalıcı ve en güzel gerçeği olarak her zaman var olmaya devam edecektir..
İşte insan doğasının kusuru-en parlak yıldızların üzerinde bile lekeler vardır; Miss Scatherd'ınki gibi gözler ise sadece bu küçücük lekeleri görür ama yerküreyi kaplayan parlaklığa karşı kördür..