Sabahattin Ali okuduğum üçüncü kitabı ve bu da diğerleri gibi beni çok etkiledi. Yusuf’un hikâyesi daha çocuk yaşta yaşadığı travmatik bir olayla başlıyor ve aslında bütün roman boyunca onun bu kırılma
"Yusuf'un yalnızlığını okurken kendi yalnızlığımı görür gibi oldum bazen."Bu satırları okuyunca "İşte tam olarak bu!" dedim. Yusuf’un hissettiği o yabancılık aslında hepimizin zaman zaman kalabalıklar içinde hissettiği o görünmez duvarı temsil ediyor. Sizin de dediğiniz gibi, Yusuf’un yalnızlığında kendi yalnızlığını görmek, aslında edebiyatın bize sunduğu en büyük teselli.İnsanların kitaplarla bu denli haşır neşir olması tam da bu yüzden çok kıymetli. Kitaplar sadece başkalarının hikayelerini anlatmıyor; bize bizi, henüz kelimelere dökemediğimiz duygularımızı anlatıyor. Hiç tanımadığın bir karakterin hüznünde kendi parçanı bulmak, insanın bu dünyada aslında ne kadar "bir" ve "bağlı" olduğunu kanıtlıyor. Sizin de bu ortak duyguda buluşmanız, okuduğunuz metni ne kadar kalpten hissettiğinizi gösteriyor. Ne güzel ki kitaplar var ve ne güzel ki sayfalar arasında birbirimizin ruhuna dokunabiliyoruz...
Sabahattin Ali okuduğum üçüncü kitabı ve bu da diğerleri gibi beni çok etkiledi. Yusuf’un hikâyesi daha çocuk yaşta yaşadığı travmatik bir olayla başlıyor ve aslında bütün roman boyunca onun bu kırılma
"Yusuf'un yalnızlığını okurken kendi yalnızlığımı görür gibi oldum bazen."Bu satırları okuyunca "İşte tam olarak bu!" dedim. Yusuf’un hissettiği o yabancılık aslında hepimizin zaman zaman kalabalıklar içinde hissettiği o görünmez duvarı temsil ediyor. Sizin de dediğiniz gibi, Yusuf’un yalnızlığında kendi yalnızlığını görmek, aslında edebiyatın bize sunduğu en büyük teselli.İnsanların kitaplarla bu denli haşır neşir olması tam da bu yüzden çok kıymetli. Kitaplar sadece başkalarının hikayelerini anlatmıyor; bize bizi, henüz kelimelere dökemediğimiz duygularımızı anlatıyor. Hiç tanımadığın bir karakterin hüznünde kendi parçanı bulmak, insanın bu dünyada aslında ne kadar "bir" ve "bağlı" olduğunu kanıtlıyor. Sizin de bu ortak duyguda buluşmanız, okuduğunuz metni ne kadar kalpten hissettiğinizi gösteriyor. Ne güzel ki kitaplar var ve ne güzel ki sayfalar arasında birbirimizin ruhuna dokunabiliyoruz...
Anlaşılmamaya kırılır..Asıl can acıtan, yaşanan haksızlıktan ziyade o süreçte tamamen yalnız bırakılmaktır. Kimse senin neden incindiğini, o noktaya nasıl geldiğini görmez. Kendi yaptıklarını ve hatayı kabul etmek yerine, sadece senin can havliyle verdiğin tepkiye odaklanırlar. Seni bu duruma neyin ittiğini anlamaya çalışmadan, sadece sonuçtaki öfkeni veya kırgınlığını yargılarlar. Sabahattin Ali'nin en sevdiğim kitabından bir söz de benden olsun:"Hayatta en güvendiğim insana karşı duyduğum bu kırgınlık, adeta bütün insanlara dağılmıştı; çünkü o benim için bütün insanlığın timsaliydi." Kürk Mantolu Madonna
Hiç bir kitabın içinde kaybolacak kadar daldığınız oldu mu?
Veya kitap okurken dışarıdan sakin göründüğünüzü düşünüp aslında bambaşka diyarlarda yolculuktayken kendinizden geçtiniz mi? Yorunlarda buluşalım. ☺️🙏🏻