"Yusuf'un yalnızlığını okurken kendi yalnızlığımı görür gibi oldum bazen."Bu satırları okuyunca "İşte tam olarak bu!" dedim. Yusuf’un hissettiği o yabancılık aslında hepimizin zaman zaman kalabalıklar içinde hissettiği o görünmez duvarı temsil ediyor. Sizin de dediğiniz gibi, Yusuf’un yalnızlığında kendi yalnızlığını görmek, aslında edebiyatın bize sunduğu en büyük teselli.İnsanların kitaplarla bu denli haşır neşir olması tam da bu yüzden çok kıymetli. Kitaplar sadece başkalarının hikayelerini anlatmıyor; bize bizi, henüz kelimelere dökemediğimiz duygularımızı anlatıyor. Hiç tanımadığın bir karakterin hüznünde kendi parçanı bulmak, insanın bu dünyada aslında ne kadar "bir" ve "bağlı" olduğunu kanıtlıyor. Sizin de bu ortak duyguda buluşmanız, okuduğunuz metni ne kadar kalpten hissettiğinizi gösteriyor. Ne güzel ki kitaplar var ve ne güzel ki sayfalar arasında birbirimizin ruhuna dokunabiliyoruz...