Yorum

Deniz isimli okurun asıl gönderisini gör
Maurice derken Dubravka'ya esir düştük 😅
Ama nasıl güzel bir anlatıcılık görseniz… 🫠🫠
DenizDeniz sitede altı kitabı gözüküyor. Hemen olmasa da, denk gelirsem bi tanesiyle o anlatıcılığı deneyimlerim ben de belki 😌
DenizDeniz dip not: güzel kitaplar okuyorsunuz zaten genel olarak 😌
Post MortemPost Mortem Çok teşekkür ederim ☺️🙏 naçizane öneri olarak Acı Bakanlığı güzel bir tercih olacaktır. 📖
DenizDeniz sizden geldikten sonra öneri dikkate alınmaz mı hiç, okuyacaklarım listeme ekliyorum hemen 🌺
Post MortemPost Mortem çok çekindiğim bir konudur kitap önermek aslında. 🫠☺️Çünkü insan sevdiği bir kitabı önerirken biraz da kendinden bir parçayı uzatıyormuş gibi hissediyor sonra önerdiğiniz kişinin o kitapla hiç bağ kurmadığını yahut kuramadığını görmek tuhaf bir mahcubiyet yaratabiliyor.Kitap önerirken hep temkinli davranıyorum o yüzden. Bir kitabın bana iyi gelmiş olması, başkasına da iyi geleceği anlamına gelmiyor sonuçta. Hepimizin yarası, merakı, hayatın içinde durduğu yer başka ama bazen de diyorum ki neden bu yazar/kitap okunmasın, neden sesi biraz daha fazla duyulmasın? Bir tanışıklığa aracılık etmek de güzel değil mi diyorum . Herkes aynı yakınlığı kurmaz elbette ama yine de o sesin başka hayatlara ulaşmasını istemek de fena değil be Deniz diyorum -içimden :)- Sanırım bu yüzden, bütün çekincelerime rağmen zaman zaman kitap öneriyorum. Büyük iddialarla değil kesinlikle , “mutlaka okuyun” demeden, “belki sizin yolunuz da bir yerde kesişir” diyerek… 🙏🙏
DenizDeniz ne güzel izah etmişsiniz , inceliğiniz için ayrıca teşekkür ederim. Normalde bana hitap etmeyen kitaplara yergide bulunmada sakınmam ama benim için de zor olacak yanı, sizin kendinizden bi parça bulduğunuz kitaba olumsuz söz söylemek olur. O yüzden, çok da içselleştirmeyelim, daha çok, sizin önerdiğiniz bir kitapta sizi tanımışım gibi olduğumu düşünürüm ben de 🌺😌
Post MortemPost Mortem yok yok siz yine de yerginizi törpülemeyin lütfen…🙏 Ben sadece bir şey önermenin hassas terazisinde durmanın güçlüğünden bahsetmek istedim…🙏 Bu kitapta yazarın anlattığı sürgünlük, aidiyetsizlik, parçalanmış kimlik gibi temalar edebiyatta sık karşılaşabileceğimiz meseleler fakat Dubravka farkı, bunları bir tarihçi gibi anlatmaması. Onda sürekli bir mahzun zeka var. Mesela savaştan kaçıp gelenlere “bizimkiler” derken tek bir kavramla yüzlerce sayfalık sosyolojiyi özetleyebiliyor. Ya da Amsterdam’daki sürgün erkekleri anlatırken “mezardan çıkmış ama kendilerini yanlış yerde bulmuş cesetler” benzetmesini kuruyor. Bir yargı yok, bir ajitasyon yok; yalnızca çok dikkatli bir bakış var.Ben bu kitapta en çok üsluptan etkilendim. Kendimi üslupta buldum. Aynı hikayeyi daha sıradan bir anlatıcı anlatsaydı, elimizde yalnızca Yugoslavya’nın dağılması sonrası göçmenlerin hikayesi kalabilirdi. Ugresic’in sesi sayesinde ise kitap, sürgünlük üzerine olduğu kadar insanların kaybettikleri şeylerle nasıl yaşamaya devam ettikleri üzerine de bir metne dönüşmüş…Siz de seversiniz umarım.☺️🙏 Teşekkür ederim ayrıca , iyi günler dilerim.
DenizDeniz çok güzel özetlemişsiniz efenim, kitabı okuduktan sonra bu yorumunuza tekrar dönmeyi planlıyorum 😌 esas ben teşekkür ederim , iyi günler dilerim 🌺
Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.