Ben Rapunzele baktığımda, kulesinde kaderini kabullenen, o güzelim sihirli saçlarını kurtarıcısı için uzatan birini görmüyorum:) Onda gökyüzündeki yıldızları gözlerinde taşıyıp yeryüzüne aşılayacak inancı ve kırlarda yalınayak dolaşırken yıllardır yaşadığı esaretten çok o tutkuyu, sevgiyi, özgürlüğü hissediyorum.. Hiç büyümeyen ruhuyla.. herşeye rağmen dünyaya tuttuğu toz pembe aynasıyla yaşamı..
Aslında her masal, insana kendi masalını yazması için kalemini uzatır.. ve peri tozunu, ona inanan her kalbin derinlerine o uyurken.. sessizce üfler...