Yorum

Sergen isimli okurun asıl gönderisini gör
Kitabın sonundan çok bu incelemeyi merak ediyordum:) Son sayfaları 100 metre koşucusu gibi geçtim hemen incelemelere (özellikle seninkine) dalmak için... Telefondan yazdığım için gecenin şu saati uzun uzun paragraflar yazacak mecalim yok, birkaç satır bırakıp kaçacağım:) Bu kitap gerçekten özel bir kitap. Bir okurun tüm beyin hücrelerine kadar nüfuz edebilecek bir güce ve derinliğe sahip. Lakin benim gibi ketumlara da denk gelecek haliyle:) Nasıl ki, kitabın ilk bölümünden benzersiz bir haz aldıysam -ki gerçekten edebiyatüstü soyut bir mertebeye çıkartıyor okuru, ikinci bölümden de bir o kadar sıkıldım, daraldım, bunaldım... Çünkü dünyanın en derin tasvirlerini de yapsanız, edebiyat denilen dışavurumun zirvesine tırmanıp oraya bayrak da dikseniz, bir aşk hikayesi, daha doğrusu merkezinde kadın-erkek ilişkisi olan bir mevzu, kendimi bildim bileli beni hep daraltmıştır. Belki de o duygu yoğunluğuna çok uzak olduğum içindir ya da ilişki denen şeyin bu kadar yüceltilmesinin bende bir karşılığı yoktur bilemiyorum... Neyse, lafın fazlası ziyan demişler:) Çok uzattım ama eğer bu kitap hakkında iki çift laf edeceksek, en doğru yerin bu incelemenin altı olduğunu düşünüyorum:) Bu harika incelemeni birkaç defa daha okuyacağım muhtemelen... Ellerine, emeklerine sağlık değerli dostum... Selam ve sevgilerimle...
Benim düşüncem de aşağı yukarı bu yorum gibi. Yani o sürekli tekrarlanan aşk mevzusu bir yerden sonra okumayı güçleştirmişti bende de. Ama Proust dünyasının kuralı bu galiba. Mehmet Rıfat, Proust okumak 7/24 mesai harcamayı gerektirir derken yerden göğe haklı. Tabii romanın kendi içindeki sanatsal ve bir o kadar labirent halini alan cümle yapısı, anlatıcının devreye girişleri bu yanını törpülüyor bir anlamda. Yani en azından benim için öyle:) (Not: Buna rağmen 29 günde okumuş olmam benim ayıbım olsun) Kayıp Zamanın İzinde'yi tahammül edilebilir kılan en önemli şey bence Anlatıcının devreye girişleri. Yolları çetrefilli ama değer :) Çok teşekkür ederim abi, aslında farkında olmadan yorum yaparak küçük incelemeler bırakıyorsun, serinin bitimine 1 kala senden de Proust incelemesi/incelemeleri okumak harikulade olur. Bilmukabele, hayırlı ve bereketli bir gün dilerim...
Bence de 1 ay bu kitap için ideal aslında. Kitaptaki sanat eserlerini ve diğer referansları araştırıp inceleyen ve Proust cümlelerini daha fazla hazmederek ilerlemek isteyen okurlar için makul bir süre... 7/24 mesai göndermesinden de bunu anlıyorum ben:) Ben seriye devam edecek miyim şu an kendim de bilmiyorum. Sanırım arada biraz zamana ihtiyacım olacak. İlk kitabı biraz sindirmek gerekiyor:) İncelemeyi bilemem ama birgün mutlaka Proust üzerine sohbet etmeyi isterim... Belki bir okur buluşmasını Proust buluşmasına çeviririz:) Hayırlı günler sana da, görüşmek dileğiyle...
Zaten Peşpeşe okuyunca 1cm yer bırakmıyor zihinde:) Araya mesafe koymak doğru tercih olur bence de. Umarım toplantıda Proust'a da değiniriz, benim için keyif verici olur. Tekrardan teşekkür ederim abi.
Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.