İçime kapanıktım. Konuşamazdım. Sesim titrer, ellerim tutulurdu. Hiç en önde oturmadım. Hiç en önde koşmadım. Hiç en öne geçeceğim diye birine çelme takmadım.
Ne zaman bir cümle kursam merak uyandırdım, ikinci cümlemde hayal kırıklığı yaşattım. Ne zaman lafı uzatsam boş konuşmakla suçlandım. Kısa kestiğimde ise bilgisizlikle.
Her konuya hâkimdim ama bir türlü konuya nasıl gireceğimi bilemedim. Vardığım yargıyı, düşüncelerimden önce söyledim, yargılarımın çoğu yanlıştı.
Sadece bir şeyde yanılmadım, insanın en büyük yanılgısı insanlar hakkındaki yargılarıydı.