kitap boyunca emma'nın kararsızlığını gerçekten çok hissettim. aradan üç yıl geçmiş, tabii ki yeni birini sevmeye hakkı var - en azından bunu başarabilmiş. ama aslında kendinin ne istediğini, kim olduğunu bilmediği o kadar doğruydu ki. jesse ileyken henüz bilmiyordu, gençti, toydu, birbirlerini maceraya, 'aileden' uzak olmaya ikna etmişlerdi çünkü ancak o zaman özgür olabilirlerdi. acton'a geri döndüğündeyse gerçekten kimsenin tamamen bir yönlendirmesi olmadan kendi hayatına yön verdi. kim olduğunu, kimi istediğini, dönüştüğü kişiyi sevdi. sam ona bunları hissettirdi. en başından beri çok ikilemde kalmıştım ama sam gerçekten en doğru karardı.