Bukowskiyi "yan-yana yürümeyelim diye dar yapılmıştı kaldırımlar...
Ve yine yan yana yürümeyelim diye dar kafalıydı insanlar.
Ve sırf dardı diye kafalar düşünmeyi bırakıp sevmeyi denedik,
Sarılmak yakar bizi deyip aşkı hep uzaktan sevdik." dizeleriyle tanıyıp sevdim yeraltı edebiyatının ustasını. Bu kitabında yaşadıklarınada yer vermiş hikayeler şeklinde; küfür, cinsellik, kadını aşağılama hepsi var, yeraltı edebiyatı sevmiyorsanız okunmamalı. Bazı hikayeler dışında kitabı sevmedim, başka kitaplarına şans vereceğim.
Güzelliğinle neden uğraşıyorsun? Kabullensene?
Başka bir şey gördükleri yok da ondan. Bir bok değil güzellik. Uçar gider. Çirkin olduğun için talihlisin. Biri seninle ilgilendiğinde başka bir şey için olmadığını biliyorsun.
Bay C. Zorundalıklar, beklentiler onu yaralıyordu. Herkes gibi olma zorunluluğu, sıradanlıklar onu yoruyordu. Kalıplara giremezdi, herkes gibi olamazdı, ama boşuna çabalıyordu. İyiki de okumuşum dediğim bir kitap, farklı bakış açılarıyla hayata bakmak güzel. Çocukluğunda yaşadıkları gün yüzüne çıkmış. İnsanın bir tutamağı olmalı diyor, tutunacak bir şeyi, çocuğu, işi, sanatı gibi... Kitap dört bölümden oluşuyor, sakin sakin okunmalı. İlk bölümden sonra daha akıcılaşıyor, düşüne düşüne okunmalı. Ben sevdim.
Aylak AdamYusuf Atılgan · Yapı Kredi Yayınları · 201771bin okunma