Yusuf

İnsanlar kelimelerle dünyayı manipüle etmeye çalışırken, bedenleriyle o anki gerçekliklerini yaşarlar. Evrimsel olarak beynimiz, tehlike anında ilk olarak bacakları ve ayakları harekete geçirmek üzere programlanmıştır. Bu yüzden alt uzuvlar, yalan söylemesi veya manipüle edilmesi en zor bölgelerdir. Bir kişinin üst bedeni tamamen size dönük ve gülümsüyor olsa bile, ayak uçları kapıyı gösteriyorsa, o kişinin bilinçaltı çoktan o odayı terk etmiştir. Beden, bilincin kurduğu tiyatroyu yıkan bir sabotajcıdır."
Alıntı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Kişi ne kadar profesyonel bir aktör ya da manipülatör olursa olsun, bilinçaltı düzeyde bir tehdit veya suçluluk algıladığında, gırtlak kasları istemsizce kasılır. Ses tonundaki anlık titremeler veya perdenin mikro düzeyde yükselmesi, bilincin bastırmaya çalıştığı 'yakalanma korkusunun' akustik damgasıdır."
Alıntı
Bir insan size hararetli bir şekilde katıldığını söylerken, kaşlarının iç köşeleri anlık olarak yukarı ve birbirine doğru hareket ediyorsa (üzüntü/çaresizlik mikro-ifadesi), bilinçaltında bu durumdan derin bir mutsuzluk duyuyor demektir. Kelimelerine değil, o anlık sızıntıya inanın.
Alıntı
Bir insan gülümserken bilinçli olarak sadece ağız kenarındaki zygomaticus major kası hareket ettirilebilir (sahte gülümseme). Ancak gerçek bir neşe anında, limbik sistem devreye girerek göz çevresindeki orbicularis oculi kaslarını istemsizce kasar ve göz kenarlarında "kaz ayağı" çizgileri oluşturur. Göz çevresi oynamıyorsa, o davranış tamamen kognitif (tasarlanmış) bir eylem olabilir.
Alıntı
Normal şartlarda dakikada 15-20 kez göz kırpan bir bireyin, kritik bir soru sorulduğunda bu hızı dakikada 40-50'ye çıkarması, otonom sinir sisteminin (sempatik aktivasyon) devreye girdiğini ve bilişsel yükün arttığını gösterir. Bu durum tek başına "yalan" anlamına gelmez, ancak o konunun bireyde akut bir stres yarattığının kesin kanıtıdır.
Alıntı