Yusuf

Zâhirde görüp bizleri sanma ukalâyız Biz bir sürü âkil sıfatında budalâyızÂkil denilir mi bize kim hâli bilirken Dil-dâde-i âlâyiş-i nîreng-i hevâyızYârân-ı vatandan bizi özler bulunursa Düşdük sefer-d gurbete muhtâc-ı duayız Terkîb-i acîbiz iki hâsıyyetimiz var Ahbabımızın devletiyiz hasma belâyızGüncîde durur hırkamız altında künûzât Dervişleriz gerçi nazarda fukarayızUkbâya yarar bir işimiz yok ise bârî Âzâde-de-dil şâibe-i zerk ü riyayızDevletlülere bizleri tahkir düşer mi Biz âciz isek de yine mahlûk-ı Huda`yızBir âfet-i hun-hâra esîr oldu gönül kim Her nâzma her lâhzada bin kerre fedayız Hâtırda durur sohbetinin lezzeti hâlâ Gerçi o şereften nice yıldır ki cüdayız Her çevrine râzîleriz ey şâh-ı melâhat Bizler ki kuluz mu`tasım-ı bâb-ı rızâyızİster bize lutf eyle diler bizden ırağ ol Dünyada heman sen şeref ü şân ile sağ ol
Reklam
İkbâl için ahbâbı siâyet yeni çıktı, Bilmez idik evvel bu dirâyet yeni çıktı. Yükselmek, iyi bir makama gelmek için dostlarını çekiştirmek yeni çıktı, Önceleri bilmezdik, bu beceri yeni çıktı. Sirkat çoğalıp lâfz-ı sadâkat modalandı, Nâmus tamam oldu hamiyyet yeni çıktı. Hırsızlık çoğalıp sadakat sözü moda haline geldi, Namusu bitirdik, hamiyet yeni çıktı. Düşmanlara ahbâbını zemm oldu zerafet, Dildardan ağyâra şikâyet yeni çıktı. Düşmanlara dostları yermek bir incelik oldu, Gönül dostlarından yabancılara şikayet yeni çıktı.
Bir uykuyu cananla beraber uyuyanlar, Varlıkta bütün zevki o cennette duyanlar, Dünyayı unutmuş bulunurken o sularda, -Zalim saat ihmal edilen vakti çalar da- Bir an uyanırlarsa leziz uykularından, Baştan başa,her yer kesilir kapkara zindan. Bir faciadır böyle bir alemde uyanmak, Günden güne hicranla bunalmış gibi yanmak. Ey talih! Ölümden de beterdir bu karanlık; Ey aşk! O gönüller sana mal oldular artık; Ey vuslat! O aşıkları efsununa ram et! Ey tatlı ve ulvi gece! Yıllarca devam et!
Hulyâsı kalmayınca hayâtın ne zevki var? Bitsin, hayırlısıyla, bu beyhûde sonbahar! Ölmek değildir ömrümüzün en fecî işi, Müşkül budur ki ölmeden evvel ölür kişi.
Çıktığın yolda, bugün, yelken açık, yapyalnız, Gözlerin arkaya çevrilmeyerek, pervâsız, Yürü! Hür mâviliğin bittiği son hadde kadar!... İnsan, âlemde hayâl ettiği müddetçe yaşar.
Reklam