Zâhirde görüp bizleri sanma ukalâyız
Biz bir sürü âkil sıfatında budalâyızÂkil denilir mi bize kim hâli bilirken
Dil-dâde-i âlâyiş-i nîreng-i hevâyızYârân-ı vatandan bizi özler bulunursa
Düşdük sefer-d gurbete muhtâc-ı duayız Terkîb-i acîbiz iki hâsıyyetimiz var
Ahbabımızın devletiyiz hasma belâyızGüncîde durur hırkamız altında künûzât
Dervişleriz gerçi nazarda fukarayızUkbâya yarar bir işimiz yok ise bârî
Âzâde-de-dil şâibe-i zerk ü riyayızDevletlülere bizleri tahkir düşer mi
Biz âciz isek de yine mahlûk-ı Huda`yızBir âfet-i hun-hâra esîr oldu gönül kim
Her nâzma her lâhzada bin kerre fedayız Hâtırda durur sohbetinin lezzeti hâlâ
Gerçi o şereften nice yıldır ki cüdayız Her çevrine râzîleriz ey şâh-ı melâhat
Bizler ki kuluz mu`tasım-ı bâb-ı rızâyızİster bize lutf eyle diler bizden ırağ ol
Dünyada heman sen şeref ü şân ile sağ ol
İkbâl için ahbâbı siâyet yeni çıktı,
Bilmez idik evvel bu dirâyet yeni çıktı.
Yükselmek, iyi bir makama gelmek için dostlarını çekiştirmek yeni çıktı,
Önceleri bilmezdik, bu beceri yeni çıktı.
Sirkat çoğalıp lâfz-ı sadâkat modalandı,
Nâmus tamam oldu hamiyyet yeni çıktı.
Hırsızlık çoğalıp sadakat sözü moda haline geldi,
Namusu bitirdik, hamiyet yeni çıktı.
Düşmanlara ahbâbını zemm oldu zerafet,
Dildardan ağyâra şikâyet yeni çıktı.
Düşmanlara dostları yermek bir incelik oldu,
Gönül dostlarından yabancılara şikayet yeni çıktı.
Bir uykuyu cananla beraber uyuyanlar,
Varlıkta bütün zevki o cennette duyanlar,
Dünyayı unutmuş bulunurken o sularda,
-Zalim saat ihmal edilen vakti çalar da-
Bir an uyanırlarsa leziz uykularından,
Baştan başa,her yer kesilir kapkara zindan.
Bir faciadır böyle bir alemde uyanmak,
Günden güne hicranla bunalmış gibi yanmak.
Ey talih! Ölümden de beterdir bu karanlık;
Ey aşk! O gönüller sana mal oldular artık;
Ey vuslat! O aşıkları efsununa ram et!
Ey tatlı ve ulvi gece! Yıllarca devam et!