Bu gece yıldızlar suskun, ay dalgın,
Bir sır gizli dağların yamacında.
Gönlüm, zamansız bir sevdayla çalgın,
Kalbim uyur aşkın oyracında.
Bir yel geçti, ismini fısıldayarak,
Toprak ürperdi, kuşlar irkildi.
Her taş seni andı ağlayarak,
Bir gül açtı, sabırla büküldü.
Yollara düştüm, izini sürmek için,
Sessizce yürüdüm, rüzgârla dost.
Her kıvrımda isminden bir harf için
Bin nefes verdim, bir vuslatı post.
Baktım göğe, mehtap dargın gibiydi,
Gecenin gözünde tuzlu bir nem var.
Sanki cümle kâinat seni bilirdi,
Bir ben vardım, bilmeyen o seher var.
Bir ses duydum, ne tam “gel” dedi ne “kal,”
Işıklar söndü, gönlüm alevlendi.
Aşk bir yangınsa, sen ondaki hal,
Ben kül oldum, yakan sevgi bendim.
Dünya dönüyordu, içimde bir dert,
Her şey dönerken ben sana sabit.
Aşk dediğin neyse, bendeki elbet
Sonsuzlukla yazılmış bir davet.