Şimdi giderse gerçek anlamda yaşamaktan vazgeçecekti. Varlığını kalp sandığına koyup geçici olanın krallığına diz çökecekti. O krallık ki, derin uykuda olanların diyarıydı. Yol bilmezlerin, yol tutmazların, yol almazların. Sınırlarının içinde kalmanın güvencesine müptela olanların. Düşmekten korkanların, hatalarına tahammül edemeyenlerin. Uykunun afyonuna tereddütsüz yüz sürenlerin. Oysa bilmezlerdi ki, en güzel rüyalar uyanıkken gördüklerimizdi.