(...)
hevesin ağlarını onun etrafına
boşuna örüyorsun ey susuz arzu, boşuna
gün gelecek yorgun ve çaresiz
güleceksin hevesin zayıf ağlarına
yakacağım senin umut harmanını
muradına erememenin ve hasretin alevleriyle.
ey bozgunculuk peşindeki günahkâr kalp,
gün gelir kurtulursun belki de.
kederin ağır halatıyla bağlayacağım seni
bir daha uçamayasın diye ona.
takatin yok yorgunsun ey gönül kuşu
hemhâl ol, hemhâl... onun gamıyla.
Peki canım, peki. Yarın hemen yarın, bu ışıkların içinde bizim ışığımızın da yandığını göreceğiz. Bu ışığı başkaları gördükleri zaman, içlerinde, bir şehirde bir ışık yakmak arzusu kımıldanacak.
Beni bir kız sevmişti, ben onu çıldırasıya sevmiştim. Böyle bir akşamüstü koluma girmişti. Tepebaşı'nın arkasındaki kanepelere oturmuş Haliç'i seyrediyorduk...