Çok övündüğümüz Mimar Sinan'ı iyi anlamamız lazım. Özellikle de şehirciliğini kavramalıyız.Çünkü Sinan sadece bir mimar değil,şehircidir de.Çevreyle bağını kuran nadir mimarlardandır,çevreye saygılıdır.
Taşradan gelen adam İstanbul'u kendine benzetiyor da,İstanbullu mu İzmir'i kendine benzetemeyecek? Böyle böyle her şehir birbirine benziyor. Her yapı,her berbat restorasyon birbirine benziyor.
İyi şehir; iyi bir kütüphanede çalıştıktan sonra,iyi bir salonda,iyi bir tiyatro oyununu seyredebildiğin ve temsilin ardından güzel bir kafeye gidip sohbet edebildiğin şehirdir.
Bugünün Türk yazarlarının en büyük sorunu,kendi lisanını bilmemektir.Bu,sadece eski ve yeni lügatleri kapsayan bir sorun değil;lügatle çözülemeyecek bir sorundur.