Gizem

İlkbahar gibi bir mevsimi olan bu dünya, üzerinde yaşanmaya değer. Ne olursa olsun... -Sabahattin Ali
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Akıyor zaman. Bilmezler ki, akan zaman değildir. İnsan zamandan geçer. Zaman sabittir. İnsan işaret fişeği gibi patlar zamanın içinde, başka işaret fişekleriyle kesişir sonra da söner gider.
Sen maske değilsin Bahattin. Maskelerimiz var ellerimizde, doğru. Nerede hangisi lazımsa onu takıyoruz. Herkes böyle anlaşıyor. Onlar olmasa hep kavga ederiz. Yaşasın maskeler! Ama Bahattin; bazılarının maskeleri kalınlaşıp benliklerini iyice örtmüyor mu? Kendileriyle kaldıklarında bile toplumun kabul ettiği maskelerle kendilerine bakmıyorlar mı? O zaman kendilerinden başka bir şeye dönüşmüyorlar mı? Maskenin kendisi olmuyorlar mı?
Bir yandan da kapitalizmin durmadan ürettiği "yeni", bizi "eski" olana küstürerek, onu beğenmeyerek yıkmak üzere bizi yönlendiriyor. Oysa her "eski" olan şey yıkılmak ve küçümsenmek zorunda mıdır? Ya da sürekli "daha iyisini" arzu etmek, "daha iyi bir toplum", "daha iyi bir yaşam", daha daha daha...Bu "daha"nın sonu var mıdır?
Toplumun birliğini ve beraberliğini düşünenler, bu beraberliğin içine ne yazık ki sadece bir kesimi çekebiliyorlar; mutlaka dışladıkları bir başka insan grubu oluyor. Bu da "içeridekiler" ve "dışarıdakiler", "bizler" ve "sizler" olarak toplumları parçalıyor; insanlar paramparça hale getiriliyorlar. Aidiyetlerin maalesef yara aldığı toplumlarda yaşıyoruz...