Y.Emre İŞLEK

Y.Emre İŞLEK
@yunsames3
EU Relations and İntegration
St.Kliment Ohridski
İstanbul & Sofia
İstanbul
10 okur puanı
Nisan 2020 tarihinde katıldı
Bir anlaşmazlığın ortasında size biçilen pay, ölçüt bir miktarda eleştirilip,size ayna tutulmak yerine, küçümsenme ve aşağılanma ise açığa çıkaracağı tahribat; geri dönüşü mümkün olunamayacak tahribatların kaçınılmazlığı olacaktır.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Dışileri Bakanları
İngiltere'de, son dönemlerdeki istisnalar hariç, uzun yıllar, birisi Savunma Bakanlığı olmak üzere, en az iki bakanlıkta daha önce bakan olarak görev yapmamış kişilerin Dışişleri Bakanlığına getirilmesi söz konusu olamazdı. Çünkü bu görev için, yabancı dil bilgisi ve görevin gerektirdiği diğer entelektüel niteliklere ilaveten, devlet yönetiminde deneyim sahibi olmak da son derece önemli bir koşul olarak görülürdü. İngiltere'nin asırlarca, uluslararası alanda ağırlıklı bir rol oynamayı başarabilmiş olması, İngiliz insanının diğer millet mensuplarından daha akıllı olmasından değil, bütün konularda olduğu gibi, devlet yönetimindeki görevlere, bunların önemlerinin gerektiği ciddiyet ve titizlikten yana kaynaklanmıştır.
Dışişleri Bakanları
Örneğin Nixon ABD Başkanlığına seçildiğinde, dış politikayı bizzat yürütmek amacıyla, kendisine güçsüz bir dışişleri bakanı aramış ve bu göreve, uluslararası politika alanında birikim ve deneyimi olmayan William Rogers'ı getirmişti. Ona göre Rogers'in konuya yabancı olması bir avantajdı. Çünkü bu, dış politikanın Beyaz Saray tarafından yürütülmesinin bir teminatı olacaktı. Uygulamada Rogers - ve tabii onunla birlikte başına getirildiği Dışişleri Bakanlığı - hep devre dışı kaldı. Dış politikayı Nixon, Beyaz Saray'dan kendi Milli Güvenlik Danışmanı Henry Kissinger ve ona bağlı büro aracılığı ile yürüttü. Bunun yarattığı kargaşadan ABD diplomasisi, genelde bir hayli zarar gördü. Dışa yansıyan manzara da pek hoş olmadı. Daha sonra, Kissinger Dışişleri Bakanlığına getirildi ve başta yapılması gereken, gecikmeyle de olsa, bu şekilde yapıldığı için, dış politika yönetimi iki başlılığın neden olduğu kargaşadan kutrulmuş oldu.
Dışişleri Bakanları
Bir hükümette,tabii her bakan önemlidir. Ancak, yapılacak hataların telafisinin en zor, hatta bazen imkansız olacağı ve bu hataların bazı hallerde ülkenin kaderine asırlarca ipotek bile koyabileceği bir kaç bakanlık vardır. Dışişleri Bakanlığının da uğraştığı konunun ülkenin kaderine doğrudan etki yapabilecek nitelikte olması dolayısıyla - bunların en başta geleni olduğunu söylemek, herhalde mübalağa sayılmaz. Bunun böyle olduğunu anlayabilmek için siyasi tarihe bakmak yeterlidir. Hal böyle olunca, hükümetleri kuracak başbakanların,bu görevi verecekleri bakanın seçimini yaparken çok titiz ve ciddi davranmaları, hizmetin gerektirdiği kriterlerin dışına çıkmamak ve her durumda, iç politikadan kaynaklanan mülahazaların etkisinde kalmamak hususunda büyük çaba harcamaları son derece önemli olmaktadır.
Yolu sevgiden geçen herkesle bir gün bir yerde buluşuruz...