Kitapsız, çiçeksiz, hayvansız, vicdansız, doğasız insandan uzak dur.
Umudu öldürüp nefreti toprağa dikmek isteyenden uzak dur.
Hayatı sadece ideoloji ve düşünce olarak görenden uzak dur.
Mutlu olmanı, sorgulamanı, düşünebilmeni kendine yapılmış tehdit olarak görenden uzak dur.
Kendilerine duydukları yabancılık yüzünden karşısındakini kötü bilenden uzak dur.
Nefreti evinin kapısına koyan, artık her dışarı çıktıklarında avucunun içinde taşıyandan uzak dur.
İnsan hayatına olan saygısızlığı bir övünç madalyası gibi, gurur mekanizması gibi görenlerden uzak dur.
Kelimeleri özenle seçmeyen, her cümlesi biat olan, her sözcüğü toz olandan uzak dur.
Sesinin tonu, kalbinin tonundan çok olandan uzak dur.
Çünkü neye çok yaklaşırsan, neyi çok biriktirirsen ona dönüşürsün.