Jose

Jose
“Demir olsam çürürdüm, toprak oldum da dayandım.”
7/10
·340 syf.··
2026 4. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 27 Şubat 2026 22:57
‘Jean Bottéro’nun Mezopotamya kitabı, insanlık tarihinin en eski uygarlıklarından birini çok akıcı ve anlaşılır bir dille anlatıyor. Mezopotamya’da (Dicle ve Fırat arasındaki bölge) ortaya çıkan yazı, hukuk, din ve şehir yaşamının nasıl geliştiğini sade bir şekilde açıklıyor. Kitabın ana teması şu: Bugünkü medeniyetin temelleri aslında Mezopotamya’da atıldı. Yazının icadı, ilk kanunlar, tanrılarla kurulan ilişki, ölüm ve ahiret inancı gibi konular üzerinden insanların dünyayı anlamlandırma çabasını gösteriyor. Özellikle Sümerler ve Babilliler üzerinden, mitoloji ile günlük hayatın nasıl iç içe olduğunu anlatması çok etkileyici. Ayrıca Mezopotamya insanının korkuları, umutları ve düşünce yapısı o kadar canlı aktarılıyor ki, okurken sadece tarih değil, insan psikolojisi de okuyormuş gibi hissediyorsun. Kısacası kitap, “medeniyet nerede ve nasıl başladı?” sorusuna hem bilimsel hem de samimi bir cevap veriyor. Tarihe ilgin varsa kesinlikle seversin.’ Mezopotamya kitabı isminden de anlaşılacağı üzere Mezopotamya uygarlığını, uygarlığı oluşturan medeniyetlerinin düşünce, yaşayış biçimlerini, dini düşünce ve sosyolojik yapılarını inceleyerek yazının buluşuna kadar detaylıca yer veriliyor. Ana temamız yazının bulunuşu, süreci ve günümüze nasıl ulaştığı üzerine olduğu gibi yazının nasıl bir etkiye sahip olduğunu icadın nelere yol açtığını detaylıca anlatıyor. Benim gibi antik çağ olaylarına, yapılarına merak duyan biri için Mezopotamya kitabı üslup ve anlatış/sunuş şekli olarak ağır geldi. Kitabı özellikle ileri seviye arkeoloji, tarih ve Mezopotamya meraklılarına öneririm. Kitabın görsel beklentimi de pek karşıladığını söylemem gerekiyor. Ama her şeyden önce tarihin en önemli uygarlığı sayılabilecek Mezopotamya için bu kadar detaylı bir araştırma ve sonucunda
MezopotamyaJean Bottéro · Dost Kitabevi · 201249 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!

Jose

, bir kitap okudu
7/10
·340 syf.··
14 günde okudu
·
Okunma: 27 Şubat 2026 22:57
·
2026 4. kitabı
Jean Bottéro
7.6/10 · 49 okunma

Jose

, bir kitap okudu
7/10
·304 syf.·
21 günde okudu
·
Okunma: 14 Şubat 2026 19:35
·
2026 3. kitabı
Maksim Gorki
8.7/10 · 495 okunma
8/10
·250 syf.··
2026 2. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 25 Ocak 2026 16:41
Bu kitapta Haldun Taner, hayatına bir şekilde değmiş, artık aramızda olmayan şairleri, yazarları, edebiyat insanlarını anıyor. Onları biyografi yazar gibi anlatmıyor; daha çok kısa temaslar kuruyor. Kimisiyle bir anı, kimisiyle bir cümle, kimisiyle sadece bıraktığı iz üzerinden… Her metin bir veda değil, bir hatırlama. Kitabın temel fikri çok sade: İnsan bedenen gidiyor ama geride bıraktıklarıyla — sözüyle, yazdıklarıyla, başkalarının hayatına dokunuşuyla — yaşamaya devam ediyor. Başlıktaki “ölürse ten ölür” tam olarak bunu söylüyor; asıl kalıcı olan can, yani iz, anlam, hatıra. Haldun Taner’in dili burada çok sakin ve saygılı. Ne yüceltme var ne didikleme. Bir edebiyatçıyı anarken, aslında edebiyatın kendisinin nasıl sürdüğünü gösteriyor: insanlar gidiyor ama kelimeler kalıyor, kelimeler başka insanlara değmeye devam ediyor. Bu yüzden kitap, hüzünlü olmaktan çok dingin. Ölümü anlatıyor ama karamsar değil; aksine bir devamlılık hissi bırakıyor.
Ölürse Ten Ölür Canlar Ölesi DeğilHaldun Taner · Yapı Kredi Yayınları · 2019206 okunma