Jean Bottéro

Jean Bottéro

8.2/10
18 Kişi
·
38
Okunma
·
5
Beğeni
·
861
Gösterim
Adı:
Jean Bottéro
Unvan:
Fransız Tarihçi, Yazar
Doğum:
Vallauris, Fransa, 30 Ağustos 1914
Ölüm:
Gif-sur-Yvette, Fransa, 15 Aralık 2007
Jean Bottéro 1914 yılında Vallauris, Fransa’da dünyaya geldi. Papaz okulunda öğrenimini tamamladıktan sonra Dominiken rahipleri arasına katıldı. Kitabı Mukaddes incelemesi, Eski Mezopotamya tarihi ve Sami dilleri üzerinde uzmanlaştı. Hammurabi kanunlarını Fransızcaya çevirdi. Bir süre sonra papazlığı bırakarak C.N.R.S.’te (Bilimsel Araştırma Ulusal Merkezi) çalışmaya başladı, Ortadoğu’da yapılan arkeolojik kazılara katıldı. 1958 yılından itibaren Asurbilim profesörü, daha sonra da Asurbilim kürsüsü araştırma başkanı olarak École Pratique des Hauts Études’de görev yaptı. Çalışmalarından ötürü 1999 yılında Fransız Liyakat Nişanı ile ödüllendirildi. Başlıca yapıtları arasında, Naissance de Dieu (1986, Tanrının Doğuşu), Mésopotamie (1987, Mezopotamya), La Plus Vieille Religion en Mésopotamie (1997, Mezopotamya’daki En Eski Din), Babylone (1994, Babil), II Était Une Fois La Mésopotamie ( 1993, Marie-Joseph Stéve ile birlikte, Evvel zaman içinde Mezopotamya, YKY, 2002) bulunmaktadır. Tevratbilimci ve Asurolog Jean Bottéro 1958'den beri Ecole pratique des hautes études’de (filoloji ve tarih bilimleri bölümü) Asuroloji anabilim dalı başkanıdır. Katıldığı başlıca kazılar Mari (1952-1953) ve Uruk/Varka kazılarıdır (1958-1959; 1962-1963; 1964).
- Kabala'dan söz ettiniz. Bu nedir?

- Bu sözcük, ''kabul edilmiş'', kuşaktan kuşağa aktarılan gelenek anlamlarına gelen İbranice qabala teriminden gelir. Bugün bu terim, genel olarak, Yahudi geleneğinin gizli, gizemli, ''batıni'' [êsotêrique] boyutunu gösterir. Kabalacılar, Tevrat'ın cümle ve ayetlerinin açık anlamlarıyla ilgilenmezler. Daha doğrusu, açıkça anlaşılan metnin altında, ona koşut olarak, gizli bir metnin de yürüdüğünü düşünürler.
Yık evini de
Bir gemi yap (kendine)!
Yüz çevir dünya nimetlerinden
İstiyorsan eğer sağ salim yaşamak!
Birlikte bin gemiye
Hayvanların her türlüsüyle.
Jean Bottéro
Sayfa 190 - 11.Tablet
“Kamışlıktaki bir kamış gibi
Kırılacaktır insanlık!
Ölüm [alıp götürür]
Delikanlıların en iyisini,
Genç kadınların en iyisini.
Ölüm,
Hiç kimsenin görmediği,
Yüzünü
Kimsenin fark etmediği
Sesini
[Hiç kimsenin duymadığı]
Zalim Ölüm
Yok eder insanları!
Ebediyen var olacak
Evler inşa ediyor muyuz?
Sonsuza dek geçerli
Sözleşmeler imzalıyor muyuz?
Ebediyen pay edilir mi
Bir miras?
Sonsuza dek sürer gider mi
Kin?
Irmak taşar mı
Sonsuza dek?
Birdenbire
Hiçbir şey kalmaz geriye
Akarsuya karışan susineklerinden,
Güneşi gören yüzlerden!
Jean Bottéro
Sayfa 186 - Onuncu tablet
- Buna göre, tarihle bellek arasında karşıtlık mı söz konusu?

- Kesinlikle. Tarih, geçmiş olaylarla uğraşır; bunlardan, bugün için, ''ibret alınabilir'' ya da alınamaz, o ayrı konu. Ama bu olaylar gerçekten ''geçmiş'', olup bitmiştir. Bellek içinse, aksine, bunlar günceldir. Esas olan, 'gerçek olayın öyküsü' değil, 'olayın gerçek öyküsü'dür; yani Vahiy metninin bize sunduğu öykü...
Mezopotamya dillerinin nasıl ve ne şartlarda ne kadar zorlanılarak çözüldüğünü... ama sonrasında binlerce yıllık bir geçmişi aydınlatmanın verdiği gurur... ve neslimize aktarılan insanlığın tarihi. Bu tarihi aydınlatan insanlar her türlü övgüyü hak ediyor.
İş Bankası Kültür yayınlarından çıkan "En güzel tarih" serisinin okuduğum üçüncü kitabı.Kitabın adına bakınca Dinler tarihi gibi algılayarak aldım ama beklentimi karşılamadı.Tek Tanrı kavramının ortaya çıkışı ve dolayısıyla Yahudi inancı üzerine yoğunlaşan bir kitap.Tek Tanrı fikri ne zaman, nasıl ortaya çıktı.Hangi antik kültürlerin hangi inançlarından etkilendi.Yahuda'nın diğer kültürlerin tanrılarından farkı nedir sorularına cevap arıyor ve bunu ustaca sorgulamalarla cevaplandırıyor.
Okuduğum en eski tarihli eser olması sebebiyle çok heyecanlıydım. Binlerce yıl önce Mezapotamya’da yaşamış insanların destanlaştırdıkları, sonraki yüzyıllarda farklı uygarlıklar tarafından farklı versiyonlarla kayıt altına alınmış bu efsaneyi okuyabilecek, anlayabilecekmiydim? Akadcadan çeviri yapmış olan yazar, öyle detaylı bir anlatımla sunmuş ki, tüm okuma boyunca yanınızda oturup size sürekli olarak açıklama yapıyor gibi hissediyorsunuz. Bulunmuş tüm tabletlerdeki, tüm versiyonları sınıflandırarak ve zaman zaman dipnotlarda mukayese ederek doyurucu bir aktarım yapıyor. Efsaneye gelirsek, beni gerçekten şaşırttı. Binlerce yılda insanlığın birçok yönünün aynı kalmış olması ilginç geldi. Detaya inmeyeceğim, iyi okumalar dilerim.

Yazarın biyografisi

Adı:
Jean Bottéro
Unvan:
Fransız Tarihçi, Yazar
Doğum:
Vallauris, Fransa, 30 Ağustos 1914
Ölüm:
Gif-sur-Yvette, Fransa, 15 Aralık 2007
Jean Bottéro 1914 yılında Vallauris, Fransa’da dünyaya geldi. Papaz okulunda öğrenimini tamamladıktan sonra Dominiken rahipleri arasına katıldı. Kitabı Mukaddes incelemesi, Eski Mezopotamya tarihi ve Sami dilleri üzerinde uzmanlaştı. Hammurabi kanunlarını Fransızcaya çevirdi. Bir süre sonra papazlığı bırakarak C.N.R.S.’te (Bilimsel Araştırma Ulusal Merkezi) çalışmaya başladı, Ortadoğu’da yapılan arkeolojik kazılara katıldı. 1958 yılından itibaren Asurbilim profesörü, daha sonra da Asurbilim kürsüsü araştırma başkanı olarak École Pratique des Hauts Études’de görev yaptı. Çalışmalarından ötürü 1999 yılında Fransız Liyakat Nişanı ile ödüllendirildi. Başlıca yapıtları arasında, Naissance de Dieu (1986, Tanrının Doğuşu), Mésopotamie (1987, Mezopotamya), La Plus Vieille Religion en Mésopotamie (1997, Mezopotamya’daki En Eski Din), Babylone (1994, Babil), II Était Une Fois La Mésopotamie ( 1993, Marie-Joseph Stéve ile birlikte, Evvel zaman içinde Mezopotamya, YKY, 2002) bulunmaktadır. Tevratbilimci ve Asurolog Jean Bottéro 1958'den beri Ecole pratique des hautes études’de (filoloji ve tarih bilimleri bölümü) Asuroloji anabilim dalı başkanıdır. Katıldığı başlıca kazılar Mari (1952-1953) ve Uruk/Varka kazılarıdır (1958-1959; 1962-1963; 1964).

Yazar istatistikleri

  • 5 okur beğendi.
  • 38 okur okudu.
  • 63 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.