“Alberto Manguel’in İlyada ve Odysseia adlı eseri, yalnızca iki büyük destanın özetini sunmakla kalmaz; aynı zamanda bu metinlerin Batı edebiyatı ve insanlık hafızası içindeki yerini sorgulayan edebi bir rehber niteliği taşır. Manguel, İlyada ve Odysseia’yı yeniden anlatırken onların temel izleklerini — savaş, onur, öfke, sadakat, eve dönüş arzusu ve kimlik arayışı — çağdaş okur için anlaşılır ve düşünsel bir çerçeveye oturtur.
Manguel’in anlatımı akademik olmaktan çok edebî ve yorumlayıcıdır. O, bu destanları yalnızca antik Yunan’ın değil, tüm insanlığın ortak anlatısı olarak görür. Metinler arası bağlantılar kurar, sonraki yüzyıllarda bu eserlerin nasıl yeniden yazıldığını ve yorumlandığını hatırlatır. Bu yönüyle kitap, bir ders kitabından ziyade bir “okuma daveti” gibidir.
Yazarın en güçlü yanı, destanları kuru olay örgüsüne indirgememesi; karakterlerin psikolojisine ve anlatının felsefi boyutuna dikkat çekmesidir. Akhilleus’un öfkesi ya da Odysseus’un kurnazlığı, yalnızca mitolojik özellikler değil, insan doğasının zamansız yönleridir.
Kısacası Manguel’in bu eseri, İlyada ve Odysseia’yı ilk kez okuyacaklar için iyi bir giriş, yeniden okuyacaklar için ise derinlikli bir yorum sunar. Hem bilgilendirici hem düşündürücü, kısa ama yoğun bir çalışmadır.”