Ey dide nedir uyku, gel uyan gecelerde
Kevkeblerin et seyrini, seyran gecelerde
Bak heyet-i âlemde, bu hikmetleri seyret
Bul Saniini, ol ana hayran gecelerde
Çün gündüz olursun nice ağyar ile gafil
Koy gafleti dildârdan uyan gecelerde
Âşıklar uyumaz gece, sen hem uyuma kim
Gönlün yüzüne görüne canan, gecelerde
ERZURUMLU İBRAHİM HAKKI
Kâinat mescid-i kebirinde Kur’ân kâinatı okuyor, onu dinleyelim. O nur ile nurlanalım. Hidayetiyle amel edelim. Ve onu vird-i zeban edelim .... Evet, söz odur ve ona derler...”1
İçinde yaşanacak önemli bir çağ, sıkıntılarıyla zor olsa da, ne fiziksel olarak ne de cahillikle kaçırılacak bir zaman değil. Tarih yazılıyor, kehanetler canlanıyor, hak ile batıl arasındaki nihai savaşlar önümüzde.