Aktuğ

Sinemada italyanlar, müzikte Almanlar, romanda Ruslar, şiirde Iranlılar en yükseğe çıkmıştır. Zor yakalanacak, uçarıca bir ihtişama sahip Fransız edebiyatı da bir başka büyüklüktür.
Reklam
Elit olmaktan kastınız nedir hocam? Elitlik, işini iyi yapan insanların toplumda dikeyine sınıflandırıİmasıdır. Elit sistem demek irsî aristokratlık, soyluluk değildir; paranın elitizmi değildir; aklın, yeteneğin elitizmidir. Aklın elitizmi de illâ ki matematik, fizik dâhisini çıkaracak bir elitizm değildir; el emeği uzmanlarının da. eliti vardır; varı; parmakların ve ellerin de eliti bulunur. Söz gelimi, Türkiye’de benim tanıdığım en elit insanlardan biri döşemeciler loncasının eski başkanlarından Hüsnü Diker Ustaydı. Ben onu derse davet ederdim, ölene dek de ettim.
Ama nasıl olacak bu işler? Kasaba zihniyetindeki eğitmenlerle olur mu? Mesela, “Çocuklara Yunanca ve Latince verelim,1' dediğimde bana, “Onlar başka bir medeniyetin dilleri,” diye cevap verdiler. “Nasıl?” diye sordum; “Ne demek başka bir medeniyet! İslam dünyası Yunancadan tercüme yaparken, berikiler daha ağacın üstündeydi; önce öğrenin, sonra konuşun.”
Bizim öğretmen yetiştiren sistemimiz iki önemli sorun yaşadı. Birincisi, Köy Enstitüleri’nin lüzumsuz yere kapatılmasıydı. Bunu Halk Partisi yaptı. İkincisi ise Eğitim Enstitüleri’nin batırılmasıdır. Büyük öğretmen tipiyle de işte o zaman vedalaştık. Bu da maalesef belki istenmeden, gayriciddi bir tedbirle Ecevit devrinde yaşandı. Bu enstitüler, Türkiye eğitim tarihinin çok önemli yapıtaşlarıydı.
İnsan kalitesi köklü bir kültürden geçer. “Cultura” demek, bir toplumda insanların zamanlan ve mekânları avuçları içinde tutması demektir. İktisadi krizler veya problemler bu avucu hiçbir zaman açamaz, onlar geçici şeylerdir. Bir millet krizle düşmez veya yükselmez; bir millet ancak insanın eğitim niteliği yüksekse yükselir, gelişir, zenginleşir. Bunlar da her zaman iktisadi istatistiklerde yer almaz. Netice, “culturâ’ya ne kadar sahip olduğuna da bağlıdır. Bu da eğitimden geçer.
Reklam