Roman esas olarak genç ve duygusal Wether'in iç dünyasını anlatıyor, Werther anladığım kadarıyla zaten hayatın anlamını da çözmeye çalışan yoğun düşünceli bir karakterdir. Lotte adında evli, güzel bir kadına olan tutkusundan dolayı içsel çatışmaları artıyor. Lotte'nin evli olması esas karakterimizin acılarını arttırır, ayrca Lotte'nin kocasının iyi bir insan olması ve ana karakterimize olan davranışlarının iyiliği ana karakterimizi vicdanen büyük ölçüde çıkmaza sokup kendi iç dünyasında ki seslerin çoğalmasına ve sonucunda daha fazla karmaşıklığa sebep oluyordu. Kendi ruhunu ve toplumun beklentilerini sorguladığı mektuplarla Werther'in iç mücadelelerini ve açmazlarını okuyucuya aktarıyor.
Goethe romanlarında duyguları derinlemesine inceleyerek aşk, tutku, acı ve umutsuzluk gibi evrensel temaları keşfeder. Wether'in iç monologları ve mektupları okuyucuların onun iç dünyasını ve yaşadığı acıları derinden hissetmesine olanak tanıyor. Bu romanın duygusal yoğunluğu ve iç çatışmaları etkileyicidir. Alman Romantizminin de öncü eserlerinden biri olarak kabul edilen "Genç Werther'in Acıları", bireyin iç dünyasına ve duygularına odaklanan, dönemin sosyal ve duygusal normlarına meydan okuyan bir eserdir.
Kitabın sonunda bu acılara daha fazla dayanamayan Werther bir şişe şarap ve biraz ekmek eşliğinde son mektubunu yazarken kafasına sıkıp intihar etmesiyle son bulur.